29 Aralık 2006, Cuma
Hükümet, Avrupa BirliÄŸi’ne uyum ve aile içi ÅŸiddeti azaltmak amacıyla getirilen yeni ceza sisteminden geri adım atıyor.
Aile içi ÅŸiddeti yeniden “ÅŸikâyete baÄŸlı suç” kapsamına alan tasarının gerekçesinde, “Bir tokat atılması halinde dahi soruÅŸturma açılıyor” ifadesinin kullanılması dikkat çekti.
Tasarı komisyonda
Adalet Bakanlığı’nca ceza yasalarına uyum gerekçesiyle hazırlanıp Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) gönderilen 223 sayfalık kapsamlı tasarı, Adalet Komisyonu’nda bugün görüşülüyor.
Okullarda ve toplumda şiddetin giderek yaygınlaştığı dönemde aile içi şiddetin yaptırımını azaltan ve bu konuların soruşturulmasını zorlaştıran hükümlerin Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan tasarıda yer alması tepkiyle karşılandı.
Mevcut yasa ne diyor?
Mevcut Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde ÅŸiddeti cezalandıran hüküm şöyle: “Kasten baÅŸkasının vücuduna acı veren veya saÄŸlığını ya da algılama yeteneÄŸinin bozulmasına neden olan kiÅŸi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Yasa, kasten yaralama suçunun “üstsoya, altsoya, eÅŸe veya kardeÅŸe” karşı iÅŸlenmesi halinde “Åžikâyet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır” hükmünü de öngörüyor.
Şikâyet şartı aranıyor
Hazırlanan tasarıyla bu hüküm değiştiriliyor. Tasarının 156. maddesine göre, kasten yaralama suçunun üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı işlenmesi halinde şikâyet şartı aranacak.
Kasten yaralama suçunun üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı işlenmesi halinde öngörülen ceza miktarı da düşürülüyor.
Mevcut yasada bir yıldan üç yıla kadar olan cezanın “yarısı oranında artırılması” hükmü varken tasarıda “üçte bir oranında artırılır” deniyor. Maddenin deÄŸiÅŸiklik gerekçesinde şöyle denildi:
Tokada bile müdahale
“Aile bireylerine karşı iÅŸlenen kasten yaralama suçunun, ağırlığına bakılmaksızın, resen yani ÅŸikâyet aranmaksızın soruÅŸturulabilir bir suç haline getirilmesi, örneÄŸin bir tokat atılması halinde dahi aile bireyleri arasındaki iliÅŸkiye hukuk adına müdahil olmayı gerektirmektedir.
Bunun doÄŸurabileceÄŸi sakıncalar göz önünde bulundurularak TCK’nın 86. maddenin üçüncü fıkrasında yapılan iÅŸbu deÄŸiÅŸiklikle, aile bireylerinden birinin diÄŸerine karşı iÅŸlemiÅŸ bulunduÄŸu kasten yaralama suçundan dolayı, ancak ÅŸikâyet üzerine soruÅŸturma ve kovuÅŸturma yapılabilecektir.”
Kadın dernekleri ayakta
• Feodal mantığın ürünü
Şenal Sarıhan (Cumhuriyet Kadınları Derneği Başkanı, TCK Platformu Temsilcisi, Avukat):
Şiddeti körükler nitelikte yeni bir düzenleme. Bir tokatla bir kurşun arasında fazla fark yoktur. Tokat atarak başlar şiddet ve giderek büyür.
“Bir tokat atılması halinde dahi” diyen mantık doÄŸal olarak böyle bir sonuç yaratacaktır. Aile içi ÅŸiddet okuldaki ÅŸiddeti de körüklüyor, genel sosyal alandaki ÅŸiddeti de körüklüyor.
Şiddeti, aile içinde, büyükler - küçükler arasında gibi bir statüyle affetmeye başlarsak, önüne geçmek mümkün olmaz.
Bunu ancak feodal mantık yapar. Bu kadın ve erkek arasında sorun deÄŸil, bütün bireyler arasındaki sorundur. Bu yeni koÅŸullara deÄŸil, ancak yeniden ‘eski anlayışa uyum’ olabilir.
Bu neye uyumdur?
• Sema Kendirci (Türk Kadınlar Birliği Genel Başkanı, Avukat): Şiddete engel olacağı konusunda nutuklar atan iktidar, şiddeti özellikle aile içinde kategorize etmek istiyor. Bir tokatta dahi şikâyete konu edilebileceğinin endişesini taşıyıp ancak yaralamada gündeme getirmek istiyorlar.
Bu ne kadar samimiyetsiz, ikiyüzlü bir tutumdur. Ceza Yasası’nı yaptıklarında da Avrupa’ya övündüler. Bu neye uyumdur? “Bir tokat atmak” o kadar doÄŸal karşılanıyor. Bari doÄŸrudan ÅŸunu desinler; “Tokattan yaralamaya kadar bildiÄŸimizi yapalım, kadın da sıkıysa ÅŸikâyet etsin!”



