Komik Yazılar

16 Kasım 2006, Perşembe

Şu Amerikalılar
Amerika´da yaşayan bir Türk’den gelen mesaj :
Bütün arkadaÅŸlara merhaba….
Bugüne kadar şahit olduğum olaylar aklıma başlıkda belirttiğim soruyu getirdi. Bazı olayları size de anlatıyorum, bu konuda herkes kendi kararını vermekte özgürdür.

Amerikalıların Kafatasının İçinde Ne Var?

En son başıma gelen hadiseden baÅŸlayayım. Dün (2 Ekim Cumartesi) sabah 9`da, AT&T adlı dünyaca meÅŸhur telefon firmasından aradılar. “Bize üye olmak ister misiniz?” dediler. (Burada telefon ÅŸirketini kendin belirliyorsun, Türkiye`deki gibi tek ÅŸirketin yani Türk Telekom`un tekeli yok) Ben, “Türkiye`yi aramanın dakikası kaça?” dedim, telefondaki “45 cent” dedi. “Ben, 10 dakikalık görüşmeyi 2$`a yapıyorum” dedim. “İyi ya, bizimkisi 2$ deÄŸil 45 cent” dedi. “Bak kardeÅŸim, ben 2$`a 10 dakikalık görüşme yapıyorum, anlatamadım mı” dedim. Bana “O zaman dakikasına kaç para veriyorsunuz?” demez mi? Kendi kendime “Al iÅŸte, sabah sabah bir gerizakalı Amerikalı daha” dedim. Kendisine kibarca izah ettim: “10 dakika 2$`sa dakikası 20 cent yapar” dedim. Telefondaki beyinsiz “Mümkün deÄŸil bu kadar ucuza olamaz, siz iÅŸlem hatası yapmışsınızdır” dedi. Kendi kendime “Sen beni Amerikalı mı zannettin ki, 2$`i 10`a bölerken iÅŸlem hatası yapayım” dedim ve sabah sabah günaha girmemek için “KardeÅŸim, saÄŸol , ben sizin ÅŸirkete üye olmayacağım” dedim ve kapattım.

Geçenlerde Mc Donalds`da 3.01$ tutan borcumu ödemek için 5$ verdim, 1 cent daha verdim. Herif, önce 5$`dan ne kadar para üstü vermesi gerektiÄŸini hesap makinesi ile hesapladı, önce hesap makinesinin gösterdiÄŸi 1.99$`i bana bir sürü bozukluk olarak geri verdi, sonra 1 cent daha verdi. Ben “Niye bu kadar bozukluk veriyorsun, direk 2$ kağıt para versene” dedim. KuÅŸ beyinli, bu sefer 5.01`den 3.01`i çıkardı ve hesap makinesinde 2 rakamını görünce bendeki parayı alıp, 2$ verdi. Åžimdiye kadar hiçbir maÄŸazada, kasiyerlerin bozuk para ödemek zorunda kaldıklarında bir miktar daha isteyip, bütün para geri çevirebildiklerini görmedim. Mesela hesap 15.25$ tutsa ve siz 20 $ verseniz, size 4 tane 1`lik, 3 tane 25 centlik verirler. Hiçbirisi 1 tane 25 cent alıp, tek bir 5 dolarlık geri çevirmeyi düşünemez / hesap edemez.

Büyük bir mağazanın girişine ve raflarına şu uyarıyı asmışlardı:
“MaÄŸazamızda gizli kamera sistemi vardır.” Daha sonra ÅŸunu eklemeyi ihmal etmemiÅŸler, malum bu yazıyı okuyan Amerikalılar “Bana ne, ben zaten buraya gizli kamera sistemi almaya gelmedim” diyebilir diye. “Gizli kamera sistemi sayesinde, yapılan hırsızlıkları tespit edebiliyor ve mahkeme önünde delil olarak gösterebiliyoruz.”

Bir bankanın ATM kartı müracaat formunda şu paragrafın altını imzalamanızı istiyorlar :
“5 haneli banka ÅŸifremi sayılardan ve harflerden oluÅŸturacağıma, ÅŸifrenin tamamında aynı rakamı veya harfi kullanmayacağıma, Q ile 0`ı, 2 ile Z`yi birbirine karıştirmayacağıma….. söz veririm”
Anlaşılan bankaya gelen birçok şifre probleminde bunları birbiri yerine kullanıp da unutan o kadar çok insan vardı ki bu paragrafı eklemeye lüzum görmüşler.

Şu olayı da bir arkadaştan duydum, gerçek olduğunu söyledi :
Kadının, biri evine yeni bir mikrodalga fırın almış. Kadının, bir de çok sevdiği bir kedisi varmış. Birgün kadının, kediyi yıkaması gerekmiş. Tabi kediyi yıkadıktan sonra bir de kurutmak lazım. Aklına bu işi çabucak halledebileceği parlak(!) bir fikir gelmiş. Islak kediyi alıp, mikrodalganın içine koymuş. Tabi zavallı kedi, mikrodalganın kapağı tekrar açıldığında ölü bir şekilde fırının içinde boyluca yatıyormuş. Bu durum karşısında kadın, sevgili kedisini kaybetmenin intikamını almak için mikrodalga üreticisi firmanın aleyhinde yüklü bir tazminat davası açmış. Mahkemenin kararı ise şu:
Üretici firma, fırının kullanma kılavuzunda “içinde kedinizi kurutmayınız” yazmadığı için suçludur ve istenen tazminatı ödemekle yükümlüdür.

Åžu hadiseleri hepiniz duymuÅŸsunuzdur :
CD sürücüler Japonya`da üretilip Amerikan piyasasına ilk girdiÄŸinde Amerikalılar`in “Åžu Japonlar ne pratik insanlar, kolaylık olsun diye bilgisayarlara ´mug holder´ (seramikten yapılan büyük bardaklar ki Amerikalılar kahve ve çorba içmek için çok kullanırlar) ilave etmiÅŸler” diyerek bir çok CD sürücünün ´tray´ (CD sürücünün CD-ROM koymak için dışarıya çıkan kısmı, CD tepsisi) kısmını içi dolu ağır bardakları koymak suretiyle kırdıklarını; bilgisayarda “Press any key to continue” yazısı çıkınca fellik fellik klavyede ´any´ yazılı tuÅŸu aradıklarını duymayan yoktur.
İşin tuhafı, galiba Amerikalılar`da salak olduklarının farkında. Birgün Elektromanyetik dersinde çocuklara soru çözerken “Biz, bu dersi 2. sınıfta alıyoruz” dedim (burada son sınıfta okutuluyor). ÇocuÄŸun biri daha evvel Türklerle kalmış, onları o kadar zeki bulmuÅŸ ki, bana “Ortaokul iki de mi, lise iki de mi?” diye sordu. Ben de “İlkokul ikide” diyecektim de çocukların geri zekalılığını yüzlerine vurmak gibi olmasın diye “Üniversite iki” dedim.

Hepinize sevgilerimle…

A. B. . Syracuse University Department of Electrical Eng.& Computer Science


Toplam Okunma: 226 | Bugünkü Okunma: 2 | En Son Okunma: 03.09.2010 - 03:44




  • Kadın olduÄŸumuzu ne zaman anlarız?
  • Kadın İsim Anlamları - T
  • Kadınların 10 Yalanı
  • Seksin unutulmaz anları
  • Büyü Çözmek
  • Çocukla Tatile Çıkmak Mümkün!
  • Çiçeklerin Dili
  • AÅŸkın Hikayesi
  • Onun hassas noktalarını biliyor musunuz?
  • Futbol ve Sex
  • Yorum yaz