1 Aralık 2006, Cuma
Topluluk önünde konuşma herkes için bilinen bir stres kaynağıdır. Birçoğumuz bu problemi tamamen göz ardı etmeye çalışarak bir kaçış yolu arasak da kariyerimizde görevlerimizi başarı ile tamamlayabilmek adına topluluk önünde konuşmamız gerekebilir. Bazı temel prensipleri anlayarak hareket ederseniz topluluk önünde konuşma stresinden kurtulabilirsiniz. Önemli olan bu konuya doğru yöntemle yaklaşabilmektir.
Başarılı olmak için
SunuÅŸta baÅŸarılı olmak için mükemmel olmanız gerekmez. Hata yapabilirsiniz, diliniz dolaÅŸabilir ama hala baÅŸarılı olabilirisiniz. Topluluk önüne konuÅŸmanın esası ÅŸudur: “Dinleyicilerinize deÄŸerli ve iÅŸlerine yarayacak bilgi sunmak”. EÄŸer katılımcılar konuÅŸmanın ardından deÄŸerli bilgiler ile çıkıp gidebiliyorlarsa sizi baÅŸarılı olarak nitelendireceklerdir. Diliniz dolaÅŸmış olsa da bunun önemi olmayacaktır çünkü heyecanınız, konuya verdiÄŸiniz önemi ve deÄŸeri de yansıtacaktır. En büyük hata, konuÅŸmanın amacını ve orada bulunuÅŸunuzun sebebini belirlememiÅŸ olmanızdır. Bu, topluluk önünde konuÅŸma stresinin gizli sebebidir. Yani etkili bir sunuÅŸ için gerekli olan yapıyı geliÅŸtirmek gerekmektedir. Seçilecek yapı, sunuÅŸun amacını ve içeriÄŸin nasıl sunulacağını belirtecek ÅŸekilde olmalıdır. Ne anlatacağım, nasıl anlatacağım, hangi önemli noktalara hangi bölümde deÄŸineceÄŸim vb. Dinleyicilerin güvenini kazanabilmek için neden kendinizin konuÅŸmacı olarak seçildiÄŸini, hangi konularda uzmanlığınız olduÄŸunu ve yetkinliklerinizi anlatmanız faydalı olacaktır. Dinleyicilerinize daÄŸlar dolusu bilgi ve rakamsal gerçekler sunmanıza gerek yoktur. Birçok araÅŸtırma göstermiÅŸtir ki insanlar konuÅŸmacıların anlattığı çok az spesifik bilgiyi hatırlamaktadır. Bu yüzden anlatılmak üzere seçilecek bilgiler en önemli olanlar olmak durumundadır. KonuÅŸmacılar genellikle sözcüklere aşırı derecede baÄŸlı kalmaya, hazırladıkları metni birebir iletmeye çalışırlar. Oysa beden dili, yüz ifadesi, sesin kullanımı ve anlatılan konu ile baÄŸlantılı görsel malzemenin kullanımı anlatımı renklendireceÄŸi gibi dinleyicilerin ilgisini de üst seviyede tutacaktır.
Dinleyicilerin davranışları
Dinleyicilerden sürekli onay beklemek hayal kırıklığına sebep olabilir. Salonu erken terk eden bir dinleyici, dalgın bakan ya da uyuyan başka bir dinleyici size korku dolu anlar yaşatabilir. Konuşma sırasında dinleyicilerin vereceği tüm tepkileri kendinize yormak, konuşmanın ilerleyen aşamalarında daha çok panik olmanıza sebep olabilir. Dinleyicilerin davranışını kontrol etmeniz gerekmez. Çünkü kontrol etmeniz gereken sizin kendi düşünceleriniz, hazırlığınız, görsel malzemelerinizin uygunluğu ve sırasıdır. Eğer dinleyicilerin ilgisinin azaldığını hissediyorsanız yapabileceğiniz en güzel şey konuyu farklılaştırmak, örnekler vermek ya da küçük bir espri yaparak kişilerin üzerindeki bulutları dağıtmak olacaktır. Konuşma günü geldiğinde muhakkak birkaç gün öncesinden konuşacağınız konu ve konuşmanın kurgusunu prova etmiş olmalısınız. Arkadaş çevreniz veya ailenizden bu konuda destek alabilir, gerekiyorsa aynanın karşısına geçerek yüz ifadeniz ve mimiklerinizden emin olmalısınız.
Kendinize güvenin
Birçok konuda olduğu gibi topluluk önünde konuşmayı başarmak için istemek ve aynı ölçüde de kendinize güvenmek gerekmektedir. Kendinizi veya şirketinizi en iyi şekilde temsil edecek ve başarılı olacak gücünüzün varlığına inanmalısınız. Esas olan, yukarıda bahsi geçen noktaları gerçek hayata geçirebilme şansını yaratabilmenizdir. Unutulmaması gereken en önemli nokta şudur: Hiç kimse doğuştan iyi bir konuşmacı değildir. İyi konuşma öğrenilebilen bir beceridir.


