reklam vermek için lütfen iletiÅŸime geçiniz!    reklam vermek için lütfen iletiÅŸime geçiniz!
İsim Anlamları / Kadın İsimleri

29 Kasım 2006, Çarşamba

Kadın İsim Anlamları - H

HABIBE: (AR) Sevgili. Seven, dost.
HABINAR: (AR) Nar tanesi.
HACCE: (AR) Hacca giden, Kabe’yi ziyaret eden haci kadin. Bir çesit akdiken.
HACER: (AR) Tas, kaya.
HADIYE: (AR) Yenilene yardim eden, yardimci. Hidayet eden, dogru yolu gösteren. Kilavuz, rehber. Önde giden kimse. Mizrak ucu.
HADICE / HATICE: (AR) Vakitsiz, erken dogan kiz çocugu.
HAFAZA: (AR) Insanin yaptigi isleri yazmakla görevli melekler. Bekçiler.
HAFIDE: (AR) Kiz torun.
HAFIZE: (AR) Allah’in adlarindandir. Muhafaza eden, saklayan, esirgeyen, koruyan. Kur’an’i ezbere bilen ve usulüne uygun okuyan kimse.
HAKIKAT: (AR) Bir seyin asli ve esasi, mahiyeti. Gerçek, dogru, gerçekten, dogrusu. Sadakat, dogruluk, baglilik, kadirbilirlik.
HAKIME: (AR) Her seye hükmeden, hikmet sahibi olan Allah. Hükmeden, dava yargilama isine memur olan, yargiç. Üstte bulunan. Hekim, akilli, becerikli. Kadi, vali, amir, hükümdar, emir.
HAKIMIYET: (AR) Hakimlik, amirlik, üstünlük, egemenlik. Sulta.
HALE: (AR) Ayin ve günesin etrafinda bazi zamanlarda görülen isikli halka, ayla, agil.
HALENUR: (AR) Hale+Nur.
HALIDE: (AR) Sonsuz, daim, ebedi. Bir yildan çok yasayan.
HALIME: (AR) Sakin, sessiz. Tabiati yavas olan, yumusak huylu.
HALISE: (AR) Hilesiz, katkisiz. Karismamis, katisiksiz, saf, hilesiz. Temiz. Yalniz, sadece.
HAMASET: (AR) Cesaret, kahramanlik, yigitlik. Kahramanca siir.
HAMDIYE: (AR) Allah’i övmek. Allah’a sükretmek. Sükreden, sükredici.
HAMIDE: (AR) Koru sönmedigi halde alevi sönen ates. Hamdeden, sükreden kul.
HAMIYE: (AR) Himaye eden, koruyan korucu. Kayiran, kayirici.
HAMIYET:(AR) Milli onur ve haysiyet. Insanlik, fazilet. Izzeti nefs.
HAMRA: (AR) Daha, pek çok kizil, kirmizi
HANDAN: (FAR) Gülen, gülücü. Güler yüzlü, sevimli.
HANDE: (FAR) Açilis, açilma. Gülme, gülüs.
HANDEGÜL: (FAR) Gülün açmasi.
HANIFE: (AR) Allah’in birligine inanan. Islam inancina siki ve samimi olarak baglanan.
HANIM: (TR) Kadinlar için kullanilan saygi sözü. Es, kari, zevce. Ev sahibesi.
HANZADE: (FAR) Hükümdar çocugu.
HARE: (FAR) Sert tas, kaya. Menevis, menevisli kumas.
HAREM: (AR) Yasak kilinmis mukaddes olan sey. Evlerde yabanci erkeklerin girmesine izin verilmeyen, kadinlara ait bölüm. Iç avlu.
HARIKA: (AR) Imkanlarin üstünde olup insanda hayret uyandiran sey.
HAKIME: (AR) Hükmeden, dava yargilama isine memur olan, yargiç. Üstte bulunan. Hekim, akilli, becerikli. Kadi, vali, amir, hükümdar, emir. Kisinin diledigi gibi kullanabilecek hakka malik oldugu mali.
HARISE: (AR) Muhafiz, bekçi, gözcü. Koruyan, koruyucu. Son derece hirsli olan.
HASENE: (AR) Iyilik, iyi hal, iyi is, hayirli is. Dünya ve ahiret saadeti. Eski altin paralardan birinin adi.
HASGÜL: (AR) Degerli, essiz gül.
HASHANIM: (AR) Çitipiti, ince, narin kadin. Bilge, degerli kadin.
HASIBE: (AR) Hayir sahibi, eliaçik, cömert. Degerli, itibarli, soyu temiz, muhterem, saygin, sahsi meziyet sahibi. Muhasebeci, sayman.
HASIFE: (AR) Hasafetli, akli basinda olgun adam.
HASNA: (AR) Iffetli, serefli, namuslu.
HASKIZ: (TR) Iyi nitelikleri kendinde toplamis genç kiz.
HASRET: (AR) Ele geçirilemeyen veya elden kaçirilan bir nimete veya kiymetli seye üzülüp yanmak. Iç çekme, inleme, üzüntü, iç sikintisi, keder, zahmet, eseflenme, özleyis.
HATIRA: (AR) Ani. Hatira gelen, hatirda kalan sey, andaç.
HATICE: (AR) Erken dogan kiz çocugu.
HATIME: (AR) Sona erdiren, bitiren. Mühürleyen, mühürleyici.
HATUN: (AR) Kadin. Es, zevce. Eskiden yüksek kisilikli kadinlara ya da hakan eslerine verilen unvan.
HAVVA: (AR) Esmer kadin. Havva: Hz. Adem’in karisi, ilk kadin.
HAYAL: (AR) Insanin kafasinda canlandirdigi sey. Bir olay veya esyanin zihinde kalan izi. Gerçekte olmadigi halde görüldügü sanilan sey, görüntü.
HAYAT: (AR) Yasayan, diri. Canlilarda dogumdan ölüme kadar geçen süre. Yasama, yasayis.
HAYRIYE: (AR) Hayirla, iyilikle ilgili, ugur ve kutluluga ait.
HAYRUNNISA: (AR) Kadinlarin hayirlisi.
HAZAL: (AR) Kuruyup dökülen agaç yapraklari. (TR) Haz duy, tad al anlaminda.
HAZAN: (FAR) Sonbahar, güz.
HAZAR: (AR) Sabit meskeni olanlarin oturduklari memleket. Baris ve güven.
HAZEN: (AR) Üzüntü. Gam, keder.
HAZER: (AR) Deniz, bahr, büyük su.
HÂZIME: (AR) Sindirici kuvvet.
HAZINE: (AR) Devlet malinin parasinin saklandigi yer. Gömülü ya da sakliyken bulunan degerli seyler.
HAZRA: (AR) Yesil, sebze, hadra. Gökyüzü. Türk musikisinde bilesik bir makam.
HECIL: (AR) Iki dagin arasindaki kisim, vadi, dere.
HEDIYE: (AR) Armagan. Karsiliksiz verilen sey.
HENNA: (AR) Kina agaci, (bkz. Kina).
HEPGÜL: (TR) Gül gibi güzel kadin. Neseli ol.
HEPSEN: (TR) (bkz. Hepgül).
HESNA: (AR) Güzel kadin. Hanim, kadin.
HEZAR: (FAR) Bülbül. Çok, pek çok. Bin.
HIFZIYE: (AR) Saklama, koruma ile ilgili. Ezberleme, akilda tutma.
HIBE: (AR) Bagislama, bagis.
HICRAN: (AR) Ayrilik. Unutulmaz aci, keder.
HICRET: (AR) Bir memleketten, baska bir memlekete göç edis. Hz Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göç etmesi.
HIKMET: (AR) Hakimlik, feylesofluk. Sebeb, gizli, Allah’in hikmeti. Felsefe. Ahlaki söz, ögüt verici, kisa öz, ögretici söz.
HILMIYE: (AR) Yumusak huylu, sakin tabiatli.
HOSEDA: (FAR) Hareket ve davranisi hos, güzel. Cazibeli.
HOSENDAM: (FAR) Boyu bosu güzel, düzgün olan.
HOSFIDAN: (FAR) Güzel endamli, boylu boslu kadin.
HOSKADEM: (FAR) Ayagi ugurlu.
HOSNEVÂ: (FAR) Güzel sesli.
HOSNIGAR: (FAR) Güzel, hos sevgili.
HOSTEN: (FAR) Güzel vücutlu.
HUMEYRA: (AR) Beyaz tenli kadin.
HURI: (AR) Cennet kizi. Sevgili.
HURISER: (AR-FAR) Cennet kizlarinin basi, hurilerin basi.
HURIYE: (AR) Cennet kizi. Sevgili.
HURREM: (FAR) Sen, sevinçli, güleryüzlü, gönülaçan, taze, hos. Bir yazi sitili.
HÜLYA: (AR) Tatli düs. Kuruntu, vehim, hayal.
HÜNER: (FAR) Bir iste gösterilen incelik ve beceriklilik, maharet, ustalik marifet.
HÜRGÜL: (TR) Gül gibi özgür güzel.
HÜRMET: (AR) Saygi.
HÜRREM: (FAR) Yesil taze. Gönülaçici. Sen sakrak, sevinçli.
HÜRRIYET: (AR) Hürlük, serbestlik. Istedigini herhangi bir engelle karsilasmadan karar dairesi içinde yapabilme hali.
HÜSNIYE: (AR) Güzellige ait, güzellikle ilgili.
HÜSNÜGÜL: (AR-FAR) Gülün güzelligi.
HÜSNÜGÜZEL: (TR) Sari çiçekli, güzel yaprakli süsbitkisi.
HÜSNÜHAL: (AR) Davranis güzelligi.
HÜVEYDÂ: (FAR) Açik, apaçik, belli, besbelli, zahir.
HÜZZAM: (FAR) Türk müziginin en eski birlesik makamlarindan.


Toplam Okunma: 302 | Bugünkü Okunma: 2 | En Son Okunma: 04.01.2009 - 04:06




  • Burçlar ve Çiçekler
  • Erkekçe Sözlük
  • Sigara
  • Akrep Burcu
  • Makyajın sihriyle "Ben buradayım" diyeceksiniz
  • AÅŸkın Türleri
  • Cinsel sözlük
  • Rüya Tabirleri - T
  • Rüya Tabirleri - S
  • Yurdum İnsanı
  • Yorum yaz