İsim Anlamları / Erkek İsimleri

20 Kasım 2006, Pazartesi

Erkek İsim Anlamları - S

SAADEDDIN / SAADETTIN : (AR) Dinin ugurlu ve kutlu kisisi.
SABAHADDIN / SABAHATTIN : (AR) Dinin güzelligi.
SABI: (AR) Yedinci.
SABIH: (AR) Güzel, sirin.
SABIR: (AR) Sabreden, tahammül eden, Katlanan sabirli. Acele etmeyen.
SABIT: (AR) Degismeyen, kimildamayan. Kanitlanmis, anlasilmis.
SABRI: (AR) Sabirla ilgili, sabra iliskin.
SACID: (AR) Secde eden, alnini yere koyan.
SADAK: (TR) Ok koymaya yarayan mesin torba. Sabah yeli.
SADIK: (AR) Dogru gerçek hakiki, yalan olmayan, sahte olmayan. Sadakatli, samimi, bagli.
SADIR: (AR) Hayrette kalan, sasiran.
SADIRAY: (AR) (bkz. Sadir).
SADI: (AR) Mutlulukla, ugurla ilgili, ugurlu.
SADREDDIN / SADRETTIN : (AR) Dinin önderi, basi, ileri kisisi.
SADRI: (AR) Gögüsle ilgili, gögse ait. Anneye nisbetle çocuk.
SADULLAH: (AR) Tanrinin kutlu, talihli kildigi kimse.
SADUN: (AR) Mübarek, kutlu, ugurlu.
SAFA: (AR) Üzüntü ve kederden uzak olma, endisesizlik, rahat huzur, iç ferahligi. Eglence. Saflik, berraklik.
SAFER: (AR) Hicri takvimde ikinci ay, sefer. Temiz yürekli, dürüst kimse.
SAFFET: (AR) Saflik, temizlik, arilik, (bkz. Safvet).
SAFI: (AR) Katisiksiz, katiksiz, halis, temiz. Yalniz, sadece, sirf. Kesintilerden sonra kalan kisim, net.
SAFIH: (AR) Gökyüzü. Yassi ve düz halde bulunan sey.
SAFIR: (IBR) Mavi renkli, degerli bir süs tasi, göktasi.
SAFVET: (AR) Saflik, temizlik, paklik, arilik, halislik.
SAFVETULLAH: (AR) Hz. Muhammed’in isimlerinden.
SAGAN: (TR) Hizli uçan, uzun dar kanatli küçük kus.
SAGANALP: (TR) (bkz. Sagan).
SAGBILGE: (TR) Hekim, doktor.
SAGCAN: (TR) Saglikli kimse.
SAGINÇ: (TR) Emel, istek, amaç, düsünce.
SAGIT: (TR) Silah.
SAGLAM: (TR) Hasta veya sakat olmayan. Kolayca hasara ugramayan, bozulmayan, dayanikli. Dogru, gerçek, sahih. Güvenilir, emin. Mutlaka, muhakkak, herhalde.
SAGLAMER: (TR) (bkz. Saglam).
SAGMAN: (TR) Saglikli kimse. Eksiksiz, kusursuz, güvenilir.
SAGUN: (TR) Saygin, kutsal.
SAHIN: (AR) Kadin. Sik. Kati, pek.
SAHIR: (AR) Gece uyumayan, uykusuz.
SAIB / SAIP : (AR) Hedefe dogru ulasan. Isabetli olan, dogru olan, hata etmeyen.
SAID / SAIT : (AR) Mübarek, kutlu, ugurlu. Mübarek, mesut.
SAIK: (AR) Sevk eden, götüren. Süren sürücü.
SAIM: (AR) Oruç tutan kimse, oruçlu.
SAIR: (AR) Seyreden, hareket eden, yürüyen.
SAKIB / SAKIP : (AR) Delen, delik açan. Çok parlak.
SAKI: (AR) Su veren, su dagitan. Kadehle içki sunan.
SAKMAN: (TR) Uyanik, akilli kimse. Sessiz sakin kimse.
SALAH: (AR) Düzelme, iyilesme, iyilik. Baris. Dine olan baglilik.
SALAHADDIN / SELAHATTIN: (AR) Dinine bagli kimse.
SALAR: (FAR) Bas, kumandan, basbug, önder.
SALAT: (AR) Namaz.
SALCAN: (TR) (bkz. Salar).
SALIH: (AR) Yarar, yakisir, elverisli, uygun. Salahiyeti bulunan, yetkili.
SALIK: (TR) Haber, bilgi. Haberci.
SALIKBEY: (TR) (bkz. Salik).
SALIM: (AR) Hasta veya sakat olmayan, saglam.Ayipsiz, kusursuz, noksansiz. Korkusuz, endisesiz, emin.
SALMAN: (TR) Basibos, serbest, özgür.
SALTAR: (TR) Tek, yalniz. Yalniz basina giden. Temiz, saf.
SALTI: (TR) Gezgin, yolculuk eden.
SALTIK: (TR) Kendi basina var olan, bagimsiz, kosulsuz, mutlak.Saliverilmis, birakilmis, azat edilmis, özgür.
SALTUK: (TR) Erzurum ve yöresinde Selçuklular devrinde Saltuklular beyligini kuran Türk beyi Emir Saltuk (1072).
SALTUKALP: (TR) (bkz. Saltik).
SALUR: (TR) Kiliç. Oguzlarin Üçok boyuna bagli bir Türk kabilesi.
SAMED / SAMET : (AR) Hiç kimseye veya seye ihtiyaci olmayan.
SAMI: (AR) Isiten, duyan dinleyen. Dinleyici.Yüksek, yüce.
SAMIH: (AR) Cömert, eli açik.
SAMIM: (AR) Bir seyin merkezi, içi, asli kismi.
SAMIN: (AR) Sekizinci.
SAMIR: (AR) Meyveli, meyva veren.
SANAL: (TR) Adin duyulsun, ün kazan.
SANALP: (TR) (bkz. Sanal).
SANAT: (AR) Sanat, ustalik, hüner, marifet.
SANAY: (TR) Ay san.
SANBAY: (TR) Ünlü kimse.
SANBERK: (TR) Gücüyle taninmis, ün yapmis.
SANCAKTAR: (TR) Sancak tasiyan kimse. Sancak tasima görevlisi.
SANCAR: (TR) Kisa kama. Saplar, batirir, yener. Selçuklu sultanlarindan birisinin adi.
SANI: (AR) Ikinci. Yapan, isleyen, meydana getiren.
SANIH: (AR) Zihin ve düsüncede olusup çikan, fikre dogan.
SANVER: (TR) (bkz. Sanal).
SARAÇ: (AR) Kosum, eger takimlariyla benzeri seyler yapan veya satan kimse. Mesin üzerine süsleme yapan kimse.
SARDUÇ: (TR) Bülbül.
SARGAN: (TR) Çorak yerlerde biten bir ot. Bir tür balik.
SARGIN: (TR) Candan, içten, yürekten. Çekici cazibeli.
SARGINAL: (TR) (bkz. Sargin).
SARGUT: (TR) Ihsan, bagis, ödül.
SARIALP: (TR) Sarisin yigit.
SARICABAY: (TR) (bkz. Sarialp).
SARIF: (AR) Sarfeden, harcayan. Degistiren.
SARIH: (AR) Açik, meydanda. Belli, hüveyda. Saf, halis.
SARIM: (AR) Keskin, kesici.
SARP: (TR) Çetin, sert, siddetli. Dik, çikilmasi ve geçilmesi zor.
SARPER: (TR) Sert, güçlü erkek.
SARPHAN: (TR) (bkz. Sarper).
SARPKAN: (TR) Sert, güçlü soydan gelen.
SARTIK: (TR) Azad olunmus, saliverilmis, özgür.
SARU: (TR) Sari benizli, tenli insan.
SARUCA: (TR) Sari benizli, tenli insan.
SARUHAN: (TR) Harizm’den gelip Anadolu’ya yerlesen Saruhanogullari beyliginin kurucusu.
SARVAN: (TR) Deve süren, deveci.
SATI: (TR) Uzun ömürlü olmasi için dogumundan önce ermislere adanan çocuk.
SATIBEY: (TR) (bkz. Sati).
SATIKBUGRA: (TR) (bkz. Satilmis, Bugra).
SATILMIS: (TR) Uzun ömürlü olmasi için dogumundan önce ermislere adanan çocuk, sati.
SATUK: (TR) (bkz. Satilmis).
SATVET: (AR) Ezici kuvvet, zorluluk.
SAV: (TR) Söz, haber, dedikodu. Ileri sürülerek savunulan düsünce. Saglam. Söhret, ün.
SAVAS: (TR) Iki taraf teskilat, ülke veya ülkeler toplulugu arasinda meydana gelen silahli vurusma, cenk, muharebe, harb. Dogus, kavga. Mücadele ugras.
SAVASER: (TR) Savasan asker, insan, savasçi.
SAVAT: (TR) Gümüs üstüne yapilan çizgiler, süsler.
SAVER: (TR) Saglam, zinde, güçlü erkek.
SAVGAT: (TR) Hediye, armagan, bahsis, ihsan.
SAVLET: (AR) Siddetli saldiri, hücum.
SAVNI: (AR) Koruma, gözetme ile ilgili.
SAVTEKIN: (TR) (bkz. Sav).
SAVTUNA: (TR) Sözünde duran kimse.
SAVTUR: (TR) Saglikli kal, hosça kal.
SAYAR: (TR) Saygili, hürmet eden.
SAYE: (FAR) Gölge. Sahip çikma, koruma, siyanet. Yardim.
SAYFI: (AR) Yaza ait, yazla ilgili.
SAYGIN: (TR) Saygi gören, sayilan, hatirli.
SAYGUR: (TR) (bkz. Saygin).
SAYHAN: (TR) Adaletli yönetici, hükümdarlarin adili, ölçülüsü.
SAYIL: (Tür.) Saygi gör, sözün dinlensin, degerin artsin. Degerli, saygideger.
SAYILGAN: (TR) Kendini saydiran, saygin kimse.
SAYKAL: (TR) Düz, düzgün, pürüzsüz. Gösterisli.
SAYKUT: (TR) Ugurlu, kutlu, saygideger kimse.
SAYMAN: (TR) Hesap isleriyle ugrasan kimse.
SAYRAÇ: (TR) Öten, civildayan, sakiyan.
SAYRAK: (TR) (bkz. Sayraç).
SAYYAD / SAYYAT : (AR) Avci.
SAZAK: (TR) Kuvvetli ve soguk esen yel. Soguk yelle birlikte yogun hafif kar. Küçük pinar, kaynak.
SEBAT: (AR) (bkz. Sabit).
SEBATI: (AR) Sebatlik, sözünde kararinda durma. Sebatli, sözünde duran.
SEBIH: (AR) Yüzme, yüzüs.
SEBIL: (AR) Yol, büyük cadde. Su dagitilan yer. Hayir için parasiz dagitilan su.
SEBÜK: (TR) Hafif, yegni. Çabuk hizli. Agirbasli olmayan. Sevgili, aziz.
SEBÜKALP: (TR) Hizli, atak, yigit.
SEBÜKTEKIN: (TR) (bkz. Sebük).
SECAHAT: (AR) Yumusak huyluluk.
SECAVEND: (FAR) Kur’an-i Kerim’i manasina uygun olarak okumak için konulan durak isaretleri.
SECCAC: (AR) Çaglayan. Küçük selale.
SECIYE: (AR) Yaratilis, huy, karakter tabiat. Iyi huy.
SEÇKIN: (TR) Seçilmis, ayrilmis benzerlerinden üstün oldugu için ayrilmis, mümtaz, güzide.
SEÇKINER: (TR) (bkz. Seçkin).
SEDAD / SEDAT : (AR) Dogruluk, hak. Dogru ve hakli.
SEFA: (AR) Gönül rahatligi, rahatlik, kaygisiz ve sakin olma. Eglence, zevk, nese.
SEFER: (AR) Bir yerden bir yere gitme, yolculuk, seyahat. Savas hazirligi. Savasa gitme. Harp, savas. Gemilerin kalktiklari limana tekrar dönünceye kadar yaptiklari fiil. Defa, kere.
SEFIR: (AR) El içi. Yabanci diplomat
SEHA: (AR) Sehavet, kerem, cömertlik.
SEHHAR: (AR) Kuvvetle kendine çeken, büyüleyici.
SELAHADDIN / SELAHATTIN : (AR) Dinine bagli kimse.
SELAMI: (AR) Iyilik, baris ve rahatlikla ilgili.
SELÇUK: (TR) Güzel konusma yetenegi olan. XI. Anadolu, Kafkaslar ve Orta Dogu’da imparatorluk kuran Türk toplulugunun hükümdari.
SELIL: (AR) Yeni dogmus erkek çocugu, ilker.
SELIM: (AR) Kusuru, noksani olmayan, saglam, dogru. Tehlikesiz, zararsiz, kurtulmus. 3. Temiz, samimi.
SELMAN: (AR) Baris içinde bulunma, huzur, erinç.
SELMI: (AR) Barisla ilgili, barisçil.
SEMAVI: (AR) Semaya mensup, sema ile ilgili.
SEMI: (AR) Isiten, isitme kuvveti olan. Allah’in isimlerinden.
SEMIH: (AR) Eli açik, cömert.
SEMIN: (AR) Pahali, kiymetli. Çok degerli.
SEMIR: (AR) Arkadas. Nitelikli. Yamaç, dag silsilesi.
SENA: (AR) Övgü ile ilgili. Simsek pariltisi.
SENIH: (AR) Süs, bezek. Inci.
SERALP: (TR) Bas yigit.
SERBÜLEND / SERBÜLENT : (FAR) Basta gelen, yüce üstün. Türk müziginde eski bir makam, zamanimizda örnegi yoktur.
SERDAR: (FAR) Baskumandan, basbug. Sefer zamaninda padisah yerine ordunun basinda sefere giden veziri azamlara verilen unvan.
SERDENGEÇTI: (TR) Fedai, akinci, yigit.
SERDINÇ: (FAR-TR) Basi dinç, sakin, rahat, huzurlu.
SERGEN: (TR) Raf. Vitrin. Tepelerdeki düzlük yer. Yorgun, perisan.
SERHAD / SERHAT: (FAR-AR) Hudut, sinir, sinirbasi; iki devlet arasindaki sinir boyu.
SERHAN: (AR) Hanlarin basi. Kurt, canavar. Bas okuyucu, sarkici basi.
SERHENK: (FAR) Çavus. Türk müziginde çok eski birlesik makam.
SERHUN: (FAR) Asil kan, soylu kan.
SERI: (AR) Çabuk, hizli.
SERIM: (TR) Serme isi. Sabirli. Genellikle öykülerde baslangiç bölümüne verilen ad.
SERIMER: (TR) Sabirli kimse.
SERIR: (AR) Taht. Yatacak yer.
SERKAN: (FAR-TR) Soylu kan, baskan.
SERKUT: (FAR) Mutlu, talihli, kutlu insan.
SERMED / SERMET: (AR) Ebedilik, ebediyet, sonsuzluk.
SEROL: (FAR-TR) Önder ol, bas ol.
SERTAÇ: (FAR) Bastaci, çok sevilen, sayilan.
SERTEL: (TR) Sert, kati, acimasiz el.
SERTER: (TR) Kati, sirt, acimasiz.
SERTUG: (TR) Bas tug.
SERVER: (FAR) Bas, baskan, reis, ulu.
SERVET: (AR) Zenginlik, varlik. Zenginligi meydana getiren mal, mülk, para.
SETTAR: (AR) Örten. Günahlari, ayiplari gizleyen.
SEVGEN: (TR) E Sevmis, seven.
SEYFEDDIN / SEYFETTIN : (AR) Dini koruyan, dinin kilici.
SEYFI: (AR) Kiliçla ilgili kiliç seklinde. Askerlikle ilgili. Askeri.
SEYFULLAH: (AR) Allah’in kilici.
SEYHAN: (AR) Ürdün’ün ötesinde Hz. Musa’nin mezarinin bulundugu sehir. Adana ovasini yararak Iskenderun körfezine dökülen nehir.
SEYHUN: (TR) (bkz. Seyhan).
SEYIDHAN / SEYITHAN : (AR) Hanlarin basi, önderi.
SEYLAB / SEYLAP : (FAR) Sel, sel suyu.
SEYLAN: (AR) Akma, akis.
SEYRAN: (AR) Gezme, bakip seyretme.
SEYYID / SEYYIT / SEYIT : (AR) Bir toplulugun ileri gelen kisisi, lider. Hz. Peygamber’in soyundan olan kimse.
SEZA: (FAR) Münasip, uygun, yarasir.
SEZAI: (FAR) Uygun yarasan, münasip.
SEZAL: (TR) Sezgili.
SEZEN: (TR) Duyan, hisseden, anlayan, sezgili.
SEZER: (TR) Duyar, hisseder, anlar.
SEZGEN: (TR) Sezen, hisseden, duyan.
SEZGI: (TR) Sezme kabiliyeti, sezis. Deneme ve akil yürütme sonucu olmayip dogrudan bilme, anlama ve kavrama.
SEZGIN: (TR) Sezme yetenegi olan, duygulu anlayisli.
SEZGINAY: (TR) (bkz. Sezgin).
SEZMEN: (TR) Sezen, anlayan kimse.
SIBGATULLAH / SEBGATULLAH : (AR) Yaratici gücü, kuvveti olan Allah’in kulu.
SIDAL: (TR) Güç, kuvvet, dayaniklilik. Olgunlasmaya, erginlesmeye baslayan. Öfkeli, sinirli.
SIDAM: (TR) Sade, yalin, düz, süssüz.
SIDAR: (TR) Dayanikli.
SIDDIK: (AR) Çok dogru olan, hiç yalan söylemeyen. Hakikati kabul eden ve onaylayan kisi.
SIDKI / SITKI : (AR) Iç, yürek temizligiyle, dogrulukla ilgili.
SIRALP: (TR) Sir saklayan yigit.
SIRAT: (AR) Yol, yön.
SIRATULLAH: (AR) Dosdogru yol. Allah’in yolu.
SIRRI: (Ar.) Sirla ilgili, sirra ait. Mistik.
SIYAMI: (AR) Oruç tutan, oruçlu, kötülükten kaçinan.
SINA: (AR) Arap yarimadasinin Misir ile birlestigi yerde bir üçgen olusturan yanmada. Bu yarimadada bulunan dag.
SINAN: (AR) Mizrak, süngü vb. silahlarin sivri ucu.
SIPAHI: (FAR) Osmanli Imparatorlugu’nda timar sahibi atli asker.
SIRAC: (FAR) Isik mesale, kandil, çerag.
SIRACEDDIN / SIRACETTIN: (AR) Dinin kandili, dinin verdigi aydinlik, isik, isiklandiran, aydinlatan.
SIRAN: (AR) Kaleler, hisarlar.
SIRER (FAR) Tok, doymus. Eli açik.
SIRET: (AR) Bir kimsenin hal ve hareketleri, tabiati ahlak ve karakteri. Hal ve gidis.
SOMEL: (TR) Dogru, katisiksiz, güçlü el.
SOMER: (TR) Dogru, katisiksiz güçlü kimse.
SONALP: (TR) Sonuncu, son dogan yigit, erkek çocuk.
SONAT: (TR) Bir ya da iki çalgi için yazilmis, üç ya da dört bölümden olusan müzik yapiti.
SONAY: (TR) Ay’in son günleri.
SONER: (TR) (bkz. Sonalp).
SONGUR: (TR) Sahin. Agir, hantal.
SONGURHAN: (TR) (bkz.Songur).
SONGÜN: (TR) Sonuncu, son olan. Egilim, yetenek.
SORGUN: (TR) Bir tür sögüt agaci. Sitki, sert. Çok uzun ve güzel saç.
SOYSAL: (TR) Uygar, medeni.
SOYSALDI: (TR) Soyu genisledi, tanindi.
SOYSALTÜRK: (TR) Uygar Türk.
SOYSAN: (TR) Taninmis soy.
SOYSELÇUK: (TR) Selçuklu soyundan.
SOYTEKIN: (TR) Cesur, yigit. (bkz. Tekin).
SOYUER: (TR) Yigit soydan gelen.
SOYURGAL: (TR) Ihsan, bagis, hediye, armagan.
SÖKMEN: (TR) Yigitlere verilen san.
SÖKMENER: (TR) Yigit kimse.
SÖKMENSU: (TR) Yigit asker, yigit subay.
SÖNMEZ: (TR) Parlakligim, isigini hiç yitirmeyen, her zaman canli.
SÖNMEZALP: (TR) Parlakligim, isigini hiç yitirmeyen yigit.
SÖZEN: (TR) Söylev veren, güzel konusan hatib.
SÖZER: (TR) Sözünde duran.
SÖZMEN: (TR) Güzel, etkili konusan kimse.
SUAD / SUAT: (AR) Mutlulukla, saadetle ilgili, mutlu.
SUAVI: (AR) Herkesin isine kosan, yardim eden.
SUAY: (TR) Suya düsen ay.
SUBAHI: (AR) (bkz. Subhi).
SUBHI / SUPHI : (AR) Sabah vakti, safak ile ilgili.
SUBUTAY: (TR) Cengiz Han’in ünlü Mogol generalinin adi.
SUDI: (AR) Yararli, faydali, kazançli.
SUFI: (AR) Tasavvuf erbabi, mutasavvif.
SUHAN: (TR) Suyun hakimi, su kaynaklarinin yönetimini elinde bulunduran.
SULHI: (AR) Barisa özgü, barisla ilgili, barisçi.
SUNAY: (TR) Ay’i sun, getir. Sun ve ay kelimelerinden birlesik isim.
SUNER: (TR) Sunucu, sunan.
SUNGU: (TR) Armagan, bagis, ihsan.
SUNGUN: (TR) Yetenek. Bagis, ihsan.
SUNGUR: (TR) Sakin, sogukkanli (kimse). Akdogan.
SUNGURALP: (TR) Sogukkanli ve dogankusu gibi güçlü, yigit.
SUNGURBAY: (TR) (bkz. Sunguralp).
SUNGURTEKIN: (TR) (bkz. Sunguralp).
SUNULLAH: (AR) Allah’in yarattigi.
SUYURGAL: (TR) Ihsan, bagis, hükümdarca bagislanan dirlik.
SUALP: (TR) Güçlü, yigit asker.
SÜEL: (TR) Asker eli.
SÜER: (TR) Yigit asker.
SÜERDEM: (TR) Erdemli asker.
SUERGIN: (TR) Olgun asker.
SÜERKAN: (TR) Soylu kandan gelen asker.
SÜERSAN: (TR) Yigitligiyle ünlü asker.
SÜHA: (AR) Büyükayi takim yildizinin en küçük yildizi.
SÜHAN: (FAR) Söz, lakirdi. Siir.
SÜHEYL: (AR) E Sema’nin güney yarimküresinde bulunan sefineyi Nuh burcundaki parlak ve büyük yildizin adi.
SÜLASI: (AR) Üçlü, üç seyden meydana gelen.
SÜLEYMAN: (AR) Ibranice “huzur, sükun”. Kur’an-i Kerim’de ismi geçen peygamberden biri.
SÜMER: (TR) Eski tarihlerde asagi Mezopotamya’da yasamis olan bir kavim.
SÜMRE: (AR) Esmerlik, karayagizlik.
SÜPHAN: (TR) Dogu Anadolu’da Van gölünün kuzey kiyisindaki sönmüs volkan.
SÜREHA: (AR) Saf irklar.
SÜREYYA: (AR) Ülker yildizi, pervin.
SÜRURI: (AR) Sevinçle, neseyle ilgili.
SABAN: (AR) Aralik, fasila. Hicri, Kameri aylarin sekizincisi, üç aylarin ikinci ayi.
SABEDDIN / SABETTIN: (AR) Din toplulugu, cemaati.
SADAN: (FAR) Keyifli, neseli, sevinçli.
SADI: (FAR) Sevinç, mutluluk.
SAFAK: (AR) Günes dogmadan az önce ufukta beliren aydinlik.
SAFAKGÜN: (AR-TR) Safak renkli, kizil.
SAHABEDDIN / SAHABETTIN: (AR) Dinin yildizi.
SAHADEDDIN / SAHADETTIN: (AR) Dinin tanikligi. Dinin belirtisi, isareti.
SAHAN: (FAR) Sahlar. Oldukça büyük boylu, yirtici bir kus. (bkz. Sahin).
SAHAP: (AR) Alev, ates parçasi. Kayan yildiz, akan yildiz. Cesur yürekli kimse.
SAHAT: (FAR-TR) Güçlü, güzel cins at, atlarin sahi.
SAHBAZ: (FAR) Beyaz ve iri dogan. Yakisikli. Yigit, serdengeçti. Kabadayi. Cömert.Büyük, gösterisli, güzel mükemmel.
SAHBENDER: (FAR) Konsolos.
SAHBEY: (FAR-TR) Üstün nitelikli, saygin, yüce.
SAHDAR: (FAR) Dalli, budakli agaç.
SAHID / SAHIT: (AR) Bir yerde bulunan, bir seyi gören ve gördügü ve bildigi seyler konusunda bilgi veren kimse, tanik. Bir sözlesmenin yapilmasi sirasinda taraflardan birinin yaninda hazir bulunan. Dogrulayan, isbat eden.
SAHIN: (FAR-TR) Büyük boylu, kanca gagali, yirtici bir kus.
SAHINALP: (FAR-TR) Sahin gibi güçlü yigit, cesur.
SAHINER: (FAR-TR) Sahin gibi güçlü, yigit er.
SAHINHAN: (FAR-TR) Güçlü, yigit kimse.
SAHINKAN: (FAR-TR) Yigit soydan gelen, güçlü, kahraman.
SAHINTER: (FAR) Çok yigit, kahraman, sahin gibi.
SAHISTAN: (FAR) Sah ülkesi.
SAHKAR: (FAR) Bas eser, en güzel eser.
SAHRUH: (FAR-AR) Yüce ruhlu, görkemli, üstün kisilikli kimse.
SAHSAR: (FAR) Dallik, agaçlik, koruluk.
SAHSUVAR: (FAR) Iyi ata binen yigit kimse.
SAHVAR: (FAR) Saha, hükümdara yakisacak surette. Iri ve iyi cins inci.
SAIK: (AR) Istekli, hevesli.
SAKIR: (AR) Sükreden, durumundan memnun olan. Allah’a sükreden.
SAMIH: (AR) Yüksek, görkemli.
SAMIL: (AR) Sümulü bulunan, içine alan, kaplayan, kapsayan.
SANAL: (TR) Ünün yayilsin, taninmis sanli bir insan ol.
SANALP: (TR) Ünlü, sanli, taninmis kimse.
SANER: (TR) Ünlü kimse.
SANLI: (TR) Ün, söhret. Hal durum. Debdebe, gösteris, hasmet. Yüksek makam rütbe.
SARA: (TR) Kente ait, sehire ait.
SARBAY: (TR) Kentli, sehirli kimse.
SARIK: (AR) Dogup parlayan, parlak.
SATI: (AR) Kiyi, kenar.
SATIR: (AR) Neseli, sen. Büyük bir kimsenin ati yaninda gitmekle vazifeli aga.
SAYLAN: (TR) Çok övünen, gururlu kimse. Sevinçli, neseli.
SECAAT: (AR) Yigitlik, cesurluk, korkusuzluk.
SECAADDIN / SECAATTIN : (AR) Dinin kahramani, dinin yigidi.
SECI: (AR) Cesur, yürekli, yigit.
SEFAADDIN / SEFAATTIN: (AR) Dinin, Allah ile kul arasinadaki araciligi, dinin sefaati.
SEFIK: (AR) Sefkatli, acimasi olan, esirgeyici.
SEHIM: (AR) Akilli ve kurnaz yigit.
SEHRIYAR: (FAR) Padisah, hükümdar.
SEHRUD: (FAR) Büyük çay, nehir.
SEHZAT: (FAR) (bkz. Sahzat).
SEKIB / SEKIP: (FAR) Sabir, tahammüllü, dayanikli.
SEMAIL: (AR) Huylar, davranislar, aliskilar. Bir kimsenin dis görünüsünün özellikleri.
SEMDIN: (AR) Dinin mumu, dinin aydinligi.
SEMI: (AR) Mumla, isikla ilgili, isikli. Mum yapan ya da satan kimse.
SEMIM: (AR) Güzel kokan, güzel kokulu, güzel koku.
SEMS: (AR) Günes.
SEMSEDDIN / SEMSETTIN: (AR) Dinin günesi, dinin insanlara verdigi aydinlik.
SEMSI: (AR) Günese ait, günesle ilgili.
SEMSIFER: (AR-FAR) Günesin aydinligi, parlakligi.
SENAL: (FAR-TR) (bkz. Sen).
SENALP: (FAR-TR) Neseli, canli yigit.
SENALTAN: (FAR-TR) (bkz. Altan).
SENBAY: (FAR-TR) Neseli, sevinçli, mutlu, varlikli kimse.
SENCAN: (FAR-TR) Canli, neseli, hareketli yapisi olan kimse.
SENDOGAN: (FAR-TR) Sevinçli, neseli ol.
SENDUR: (FAR-TR) Neseli, sevinçli olmasi devam etti, sürdü.
SENEL: (FAR-TR) Sen ve mutlu ev. Bölge, il.
SENER: (FAR-TR) - Mutlu, neseli kimse.
SENGIL: (FAR-TR) Iyi yürekli, hos sohbet kimse.
SENNUR: (FAR-AR) Neseli ve nurlu insan.
SENOL: (FAR-TR) Sen ve mutlu ol. (bkz. Senel).
SENSAL: (FAR-TR) Neseni çevrene yay, herkes neselensin.
SENSOY: (FAR-TR) Neseli soydan gelen kimse.
SENTÜRK: (FAR-TR) Neseli, canli, mutlu türk.
SENYASAR: (FAR-TR) Yasami, neseli mutlu geçen kimse.
SENYURT: (FAR-TR) Neseli, mutlu insanlarin yurdu; ülkesinde yasayan.
SERAFEDDIN / SERAFETTIN: (AR) Dinin sereflisi, büyügü.
SERAFET: (AR) Serefli olma hali. Soydanlik, asalet.
SEREF: (AR) Yücelik, ululuk, izzet, seçkinlik. Iyi ün. Övünç duyulacak sey.
SEREFHAN: (AR-TR) Büyük, yüce hükümdar.
SERIF: (AR) Serefli, kutsal. Soylu temiz.
SEVKET: (AR) Azamet, büyüklük, ululuk, debdebe, hasmet.
SEVKI: (AR) Sevkle ilgili, sevke ait, neseli.
SEYBAN: (AR) Saçlarina ak düsmüs yasli kimse. Mogol hükümdarlarindan birisi.
SIMSEK: (TR) Yagmurlu havada, buluttan buluta ya da yere elektrik bosalirken olusan, geçici ve siddetli elektrik akimi. Canli, hizli, coskulu, hareketli kimse.
SINAS: (FAR) Anlayan, taniyan, bilen.
SINASI: (FAR) Tanimaya, anlamaya özgü, tanimak, bilmekle ilgili.
SIRAZ: (FAR) Türk müziginde eski bir makam.
SIRVAN: (FAR) Iran’da bir kent adi. Aslan barinagi.
SIRZAT: (AR-FAR) Aslan gibi güçlü, kisilikli kimse.
SÖLEN: (TR) En üst idareci tarafindan bütün halka verilen,yemek, ziyafet.
SÜKRAN: (AR) Iyilik bilme, gönül borcu, minnettarlik.
SÜKRÜ: (AR) Sükretme, minnettarlikla ilgili.


Toplam Okunma: 1017 | Bugünkü Okunma: 2 | En Son Okunma: 29.07.2010 - 16:56




  • Sinek İlacı Öldürdü
  • Felsefi Yaklaşım
  • Erkeklerin Kadınlardan Ricaları
  • İşin sırrı 'far'da
  • Asrın AÅŸk Åžiiri
  • Balık Burcu
  • AÅŸk HerÅŸeyi Affeder mi?
  • YeÅŸilçam´ın Dövüş Teknikleri
  • Karıyı da Çalmışlar
  • AÅŸkınızı Söyleyin
  • Yorum yaz