20 Kasım 2006, Pazartesi
MACID / MACIT: (AR) San ve seref sahibi olan kimse. Iyi ahlakli. Ulu.
MAHFI: (AR) Gizli, sakli.
MAHFUZ: (AR) Korunmus, gözetilmis. Gizlenmis, saklanmis.
MAHIR: (AR) Maharetli, hünerli, elinden is gelir, becerikli.
MAHMUD / MAHMUT: (AR) Hamd olunmus, sena edilmis, övülmeye deger.
MAHSER: (AR) Huy, tabiat.
MAHSUN: (AR) Güçlendirilmis, güçlü.
MAHSUT: (AR) Hasat edilmis, ekini biçilmis. Biçilmis ekin.
MAKAL: (AR) Söz, lakirdi. Söyleme, söyleyis.
MAKBUL: (AR) Kabul olunmus, alinmis, alinan. Begenilen, hos karsilanan, geçer.
MAKSUD / MAKSUT: (AR) Kasdolunan, istenilen sey, istek. Maksat, niyet, murat. Varilmak istenen yer.
MAKSUM: (AR) Ayrilmis, bölünmüs. Kismet.
MAKSUR: (AR) Kasrolunmus, kisaltilmis, kasilmis. Alikonulmus. Bir seye ayrilmis.
MAKUL: (AR) Akla uygun bulunan. Akil ile bilinir, akilla kanitlanan. Oldukça akilli, sözü akla yakin.
MÂLIK: (AR) Sahip, bir seye sahip olan, bir seyi olan.
MALKOÇ: (TR) Akinci ocagi reisi.
MANSUR: (AR) Yardim olunmus, Allah’in yardimiyla galip, üstün gelmis. Türk müziginde bir düzen. Bir ney çesidi.
MANZUR: (AR) Bakilan, nazar olunan. Gözde olan, begenilen.
MARUF: (AR) Herkesçe bilinen taninmis belli. Meshur ünlü.
MASUM: (AR) Suçsuz, kabahatsiz, günahsiz, ismet sahibi. Saf, temiz.
MASUK: (AR) Sevilen, sevilmis.
MAZHAR: (AR) Bir seyin göründügü çiktigi yer. Nail olma, sereflenme. Bir çesit tef.
MAZLUM: (AR) Zulüm görmüs. Halim, selim, sakin, sessiz.
MAZMUN: (AR) Borçluluk, kefalet. Ödenmesi gereken sey.
MECID / MECIT: (AR) Çok ulu, yüce, san ve seref sahibi. Allah’in sifatlarindan.
MECNUN: (AR) Cin tutmus, cinlenmis. Delice seven, tutkun. Leyla ile Mecnun hikayesinin erkek kahramani.
MEFTUN: (AR) Büyülenmis. Gönül vermis, tutkun vurgun. Hayran olmus, sasmis.
MEHDI: (AR) Kendisine rehberlik edilen. Allah tarafindan hidayet verilmis olan. Dogru yolu tutan. Siilere göre 12 imamin sonu.
MEHIB: (AR) Heybetli, azametli, korkunç . Arslan (Esed, gazanfer, haydar, sir).
MEHMET: (TR) Muhammed isminin türkçesi. (bkz. Muhammed).
MEKIN: (AR) Temekkün eden, oturan yerlesen. Vakarli, temkinli, vakar, iktidar sahibi.
MELIH: (AR) Melahat sahibi, güzel, sirin, sevimli.
MELIK: (AR) Padisah, hakan, hükümdar. Mal sahibi. Allah’in isimlerinden.
MEMDUH: (AR) Övülmüs, övülecek.
MENDERES: (YUN) Akarsu yataklarinin dolanbaçli kismi. Ege bölgesindeki 3 akarsudan birisinin adi.
MENGÜ: (TR) Ebedi ölümsüz, bengi.
MENGÜALP: (TR) Ölümsüz, güçlü, kuvvetli, yigit.
MENGÜBAY: (TR) Varlikli kimse.
MENGÜBERT: (TR) Allah verdi.
MENGÜCEK: (TR) Erzincan, Kemah, Divrigi ve Sebinkarahisar’i içine alan bölgeyi fethederek XII. yy.’in ilk yansina kadar elinde tutan Türk sülalesi.
MENGÜÇ: (TR) Yasli.
MENGÜER: (TR) (bkz. Mengü).
MENGÜTAY: (TR) (bkz. Mengüer).
MENNAN: (AR) Çok ihsan eden, verici, ihsani bol.
MENSUR: (AR) Saçilmis, dagilmis. Ölçüsüz, uyaksiz, manzum olmayan söz.
MERD / MERT: (FAR) Adam, insan. Özü sözü dogru kabadayi, yigit.
MERDAN: (FAR) Mertler, insanlar, erkekler, yigitler.
MERIH: (AR) Dünya’dan sonra günese en yakin olan gezegen.
MERT: (FAR) Özü, sözü dogru yigit. Erkek insan.
MERTEL: (FAR-TR) (bkz. Mert).
MERTER: (FAR-TR) (bkz. Mert).
MERTKAL: (FAR-TR) Her zaman dogru kal.
MERTKAN: (FAR-TR) Mert soydan gelen.
MERTOL: (FAR-TR) Her zaman sözünün eri ol.
MERVAN: (AR) Emevi sülalesinin Mervan kolu.
MERZUK: (AR) Riziklandirilmis, rizik verilmis.
MESIH: (AR) Üzerine yag sürülmüs. Mesholunmus, baska bir sekle girmis olan. Acaip, tuhaf. Mesih: Hz. Isa’nin elini sürdügü hastalarin derhal iyilesmesi dolayisiyla kendisine isim olarak verilmistir.
MESUD / MESUT: (AR) Saadetli, bahtli, bahtiyar, kutlu.
METE: (TR) Büyük Türk-Hun Imparatoru (M.Ö. 209-174).
METEHAN: (TR) (bkz. Mete)
METIN: (AR) Metanetli, saglam, dayanikli. Özü, sözü dogru, sebatkar, itimat edilir.
METINER: (TR) (bkz. Metin)
MEVLUD / MEVLIT: (AR) Yeni dogmus çocuk. Dogulan zaman. Hz. Muhammed’in dogumunu anlatan manzum eser.
MIDHAT / MITHAT: (AR) Övme.
MIKAIL: (AR) Dört büyük melekten riziklarin dagitimiyla görevli olan melek.
MIRAT: (AR) Ayna.
MIRAÇ: (AR) Merdiven. Göge çikan. Hz. Muhammed’in göge çiktigi gece.
MIRAN: (FAR) Beyler.
MIRKELAM: (FAR) Güzel, nazik konusan kimse.
MIRZA: (FAR) Emiroglu beyi, hükümdar soyundan gelen. Dogu Türk devletlerinde asalet unvani.
MIZAN: (AR) Terazi. Saglama.
MUAMMER: (AR) Ömür süren, yasayan, yasamis.
MUCIB / MUCIP: (AR) Icabet eden, uyan. Icap eden, gereken. Sebeb olan, vesile teskil eden.
MUHAMMED / MUHAMMET: (AR) Tekrar tekrar övülmüs. Birçok güzel huylara sahip. Hz. Peygamber ‘in isimlerindendir. Dedesi Abdülmuttalib tarafindan, gökte hak yerde halk övsün niyetiyle bu ad konulmustur.
MUHARREM: (AR) Tahrim olunmus, haram kilinmis. Kamer takviminin birinci ayi asura ayi. Müslümanliktan önce bu ayda savasmak yasak oldugu için bu ad verilmistir. Bu ayin ilk 10 gününde Kerbela vakasinin yildönümünde matem yapilir. 10. gününde asure pisirilir.
MUHIB / MUHIP: (AR) Seven, sevgi besleyen, dost.
MUHIDDIN / MUHITTIN: (AR) Dini saran, çevreleyen.
MUHLIS: (AR) Halis, katiksiz. Dostlugu, samimiligi ve her hali içten gönülden olan. MUHSIN: (AR) Ihsan eden, iyilikte, bagista bulunan.
MUHTAR: (AR) Ihtiyar eden, seçilmis, seçkin. Hareketinde serbest olan, istedigi gibi davranan, diledigini yapan. Köy veya mahalle islerine bakmak üzere halkin seçtigi kimse.
MUHTESEM: (AR) Ihtisamli, tantanali, debdebeli, görkemli.
MUHYI: (AR) Ihya eden, dirilten, canlandiran, hayat veren.
MUID: (AR) Ögretmen yardimcisi. Asistan.
MUIN: (AR) Yardimci. Çirak.
MUIZ: (AR) Agirlayici, izzet ve ikram edici.
MUKADDER: (AR) Takdir olunmus, kiymeti biçilmis, kadri degeri bilinmis, begenilmis. Yazili, yazilip belirlenmis ilahi taktir. Yazili olmayip sözün gelisinden anlasilan.
MUKADDES: (AR) Takdis edilmis, mübarek kutsal temiz.
MUKBIL: (AR) Ikballi, kutlu, mutlu, bahtiyar, mes’ud.
MUKIM: (AR) Ikamet eden, oturan.
MUKMIR: (AR) Ay isikli, mehtapli.
MUNGAR: (TR) Eli açik, cömert.
MUNIS: (AR) Ünsiyetli alisilan, yadirganmaz, alisilmis. Cana yakin sevimli. Insandan kaçmayan.
MURAD / MURAT: (AR) Arzu, istek, dilek. Maksat meram.
MURATHAN: (AR) (bkz. Murat).
MURTAZA: (AR) Irtiza edilmis, begenilmis seçilmis. Güzide.
MUSA: (AR) Vasiyet edilmis. Vasi nasbolunmus, vasiyeti yerine getirmekle vazifelendirilmis. Tavsiye olunmus. Sina yarimadisinda, Eymen vadisinde Tur daginda Allah’in lütfuna mazhar olarak, kavmine “on emir” adi altinda Allah’in seriatini bildiren peygamber. Büyük kitaplardan Tevrat ona indirilmistir.
MUSTAFA: (AR) Temizlenmis, seçilmis, güzide. Hz. Peygamberin isimlerinden.
MUTA: (AR) Itaat olunan, boyun egilen, baskalarinin kendisine itaat ettikleri. Hz. Peygamberin isimlerinden.
MUTI: (AR) Itaat eden, bas egen, veren. Tabi, bagli. Rahat ve uslu.
MUTLAY: (TR) Mutlu, sevinçli ay.
MUTLU: (TR) Talihli, ugurlu. Bahtiyar.
MUTLUALP: (TR) (bkz. Mutlu).
MUTLUGÜN: (TR) (bkz. Mutlu).
MUTLUHAN: (TR) (bkz. Mutlay).
MUTLUTEKIN: (TR) (bkz. Mutlay).
MUTTALIB: (AR) Talepte bulunan, isteyen.
MUTLUER: (TR) (bkz. Mutlu).
MUVAFFAK: (AR) Basaran beceren.
MUVAHHID / MUVAHHIT: (AR) Allah’in birligine inanan. Allah’tan baska hiçbir ilah ve kanun koyucu tanimayan, yalniz Allah’tan gelen emirleri kabul eden.
MUVAKKAR: (AR) Tevkir edilmis, agirlanmis, saygi gösterilmis olan. Vakarli, agirbasli. MUZAFFER: (AR) Zafer, üstünlük kazanmis, üstün.
MUZI: (AR) Isik veren parlayan parlak.
MÜMIN: (AR) Iman etmis, Islam dinine inanmis, müslüman.
MÜBAREK: (AR) Bereketli, feyizli. Ugurlu, hayirli, kutlu, mutlu. Begenilen, sevilen, kizilan sasilan kimse. Bir sey hakkinda sözlesme.
MÜCAB / MÜCAP: (AR) Duasi kabul edilen.
MÜCAHID / MÜCAHIT: (AR) Cihad eden, din düsmanlariyla savasan. Savasan, ugrasan, savasçi. Gayret eden, çok çalisan. Tasavvufta nefsine karsi gelerek kendini terbiye eden ve böylece manevi makamlara erisen kimse, dervis.
MÜFID / MÜFIT: (AR) Ifade eden, anlatan, manali. Faydali.
MÜHIB / MÜHIP: (AR) Heybetli, korkunç, korkutan. Tehlikeli ve saygi uyandiran.
MÜJDAT: (FAR) Müjdeler, sevinçli haberler.
MÜKERREM: (AR) Muhterem, aziz sayin, saygideger, sayilan, onurlandiran, hürmet ve tazime erismis.
MÜKREM: (AR) Kerem ve seref ile nitelenmis olan.
MÜKREMIN: (AR) Ikram olunmus, agirlanmis.
MÜKRIM: (AR) Ikramci, ikram eden, agirlayan-agirlayici, misafirperver.
MÜLAYIM: (AR) Uygun, muvafik. Yumusak huylu, yavas kimse. Pekligi olmayan.
MÜLHIM: (AR) Ilham veren, içe dogduran, esinlendiren
MÜMTAZ: (AR) Imtiyaz taninmis, ayri tutulmus, üstün tutulmus. Seçkin.
MÜNIB / MÜNIP: (AR) Inabe eden, asiligi, azginligi birakarak Allah’a yönelen. Güzel yagan, faydali yagmur. Taze ve verimli bahar.
MÜNIF: (AR) Yüksek, ulu, büyük, ali, bülend. Yüksek, büyük hükümler.
MÜNIM: (AR) Nimet veren, yedirip içiren.
MÜNIR: (AR) Nurlandiran, isik veren, parlak, ziyalar.
MÜREN: (TR) Akarsu, dere, irmak.
MÜREVVA: (AR) Akli, fikri, düsünüsü görünüsü saglam.
MÜRID / MÜRIT: (AR) Idare eden, emreden buyuran. Bir seyhe bagli olan kimse.
MÜRSEL: (AR) Gönderilmis yollanilmis. Seriat sahibi peygamberler. Saliverilmis suç. Bir yazi sitili. Hz. Peygamberin isimlerinden.
MÜRSID / MÜRSIT: (AR) Irsad eden, dogru yolu gösteren kilavuz. Tarikat seyhi.
MÜSLIM: (AR) Islam dininde olan.
MÜSTAKIM: (AR) Dogru, düz, dik. Temiz, namuslu.
MÜSTECAB / MÜSTECAP: (AR) Isticabe edilmis, kabul olunmus, (bkz. Mücab).
MÜSFIK: (AR) Sefkatli, merhametli, aciyan, seven.
MÜSIR: (AR) Haber veren, bildiren. Emir ve isaret eden. Maresal.
MÜSTAK: (AR) Istiyakli, özleyen, görecegi gelen, can atan.


