20 Kasım 2006, Pazartesi
HABIB: (AR) Sevgili. Seven, dost.
HABIBULLAH: (AR) Allah’in sevgilisi.
HABIL: (AR) Adem’in ogullarindan, Kabil’in kardesi, Kabil tarafindan öldürülmüstür. Yeryüzünde ilk öldürülen kisidir.
HACI: (AR) Hacca giden, Kabe’yi ziyaret eden, haci. Dini bir mahalli ziyaret eden kimse.
HACIB / HACIP: (AR) Birinin bir yere gitmesine engel olan. Kapici.
HACIR: (AR) Hicret eden, bir baska yere geçen. Sayiklayan.
HADI: (AR) Yenilene yardim eden, yardimci. Hidayet eden, dogru yolu gösteren. Kilavuz, rehber. Önde giden kimse. Mizrak ucu.
HADIM: (AR) Hizmetkar, yardim eden.
HAFI: (AR) Çok ikram eden, insani güler yüzle karsilayan. Yalinayak yürüyen, kosan adam.
HAFID: (AR) Erkek torun.
HAFIZ: (AR) Allah’in adlarindandir. Muhafaza eden, saklayan, esirgeyen, koruyan. Kur’an’i ezbere bilen ve usulüne uygun okuyan kimse.
HAKAN: (TR) Eski Türk ve Mogol hükümdarlarinin kullandigi unvanlardan biri, hanlar hani. Kagan.
HAKEM: (AR) Bir uzlasmazligin halli için taraflarin üzerinde anlastiklari kimse. Çesitli yarismalari, müsabakalari idare eden kimse.
HAKI: (FAR) Yesile çalan koyu sari renk, toprak rengi. Topraktan, topraga mensup. Mütevazi kisi.
HAKIM: (AR) Hükmeden, dava yargilama isine memur olan, yargiç. Üstte bulunan. Hekim, akilli, becerikli. Kadi, vali, amir, hükümdar, emir.
HAKKI: (AR) Dogruluk ve insaf sahibi. Bir insana ait olan sey. Dava, iddiada hakikate uygunluk. Emek. Pay, hisse. Layik, münasip.
HAKTAN: (TR) Allah’tan gelen, Allah’in verdigi.
HAKTANIR: (AR-TR) Herkesin hakkini gözeten kimse.
HALAS: (AR) Kurtulus, kurtulma.
HALASKAR: (AR) Kurtarici.
HALDUN: (AR) Devamlilar, sürekli olanlar.
HALEF: (AR) Babadan sonra kalan ogul. Memurlukta, birinden sonra gelip onun yerine geçen kimse.
HALID / HALIT: (AR) Sonsuz, daim, ebedi. Bir yildan çok yasayan.
HALIDDIN: (AR) Dinin sonsuzlugu ölümsüzlügü.
HALIFE: (AR) Halef, naib. Peygamber’in vekili.
HALIL: (AR) Samimi dost, Allah’in dostu.
HALILULLAH (AR) Allah’in dostu.
HALIM: (AR) Sakin, sessiz. Tabiati yavas olan, yumusak huylu.
HALIS: (AR) Hilesiz, katkisiz. Karismamis, katisiksiz, saf, hilesiz.
HALLAC: (AR) Pamuk, yatak, yorgan atan kimse.
HALUK: (AR) Iyi huylu, insaniyetli, geçim ehli olan.
HAMDI: (AR) Allah’i övmek. Allah’a sükretmek. Sükreden, sükredici.
HAMDULLAH: (AR) Allah’in övgüsü.
HAMI: (AR) Himaye eden, koruyan, koruyucu, sahip çikan, gözeten.
HAMID / HAMIT: (AR) Övülmeye deger.
HAMIL: (AR) Yüklü. Gebe. Sahip, malik. Tasiyan, gözeten.
HAMZA: (AR) Arslan. Heybetli, azametli demektir.
HANBELI: (AR) Ehli sünnetin dört ana mezhebinden birisi olan Hanbeli mezhebinin imami.
HANEDAN: (FAR) Kökten, asil ve büyük aile.
HANEF: (AR) Dogruluk, istikamet.
HANEFI: (AR) Ebu Hanife’nin mezhebinden olan. Hanefi mezhebine mensup kisi.
HANIF: (AR) Tek Allah’a, Allah’in birligine inanan.
HANSOY: (TR) Han sülalesine mensup.
HARIS: (AR) Muhafiz, bekçi, gözcü. Koruyan, koruyucu. Son derece hirsli olan.
HARMAN: (AR) Tahil demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin basaklarindan ayrilmasi. Bu isin yapildigi mevsim, sonbahar. Birçok çesitten birer parça alip yeni bir bilesim olusturmak.
HARUN: (AR) Inat edip yerinde duran, huysuz. Inatçi kimse.
HASAN: (AR) Güzellik, iyilik,(hüsn) sahibi olmak.
HASBEK: (TR) Dürüst, iyi, saf insan. Bey’lerin hasi.
HASBI: (TR) Isteyerek ve karsilik beklemeksizin yapilan.
HASEKI: (AR) Hükümdarlarin hizmetine tahsis edilmis sahis ve zümrelere verilen ad. HASEN: (AR) Güzel, süslü. Güzel isler, hayirlar. Hasan seklinde kullanilir.
HASIB: (AR) Hayir sahibi, eliaçik, cömert. Degerli, itibarli, soyu temiz, muhterem, saygin, sahsi meziyet sahibi. Muhasebeci, sayman.
HASIF: (AR) Akli basinda olgun adam.
HASLET: (AR) Insanin yaratilisindaki huyu, tabiati, mizaci.
HASPOLAT: (TR) Katisiksiz, saf, çelik gibi. Polat’in, çeligin hasi.
HASIM: (AR) Hasmetli, gösterisli, muhtesem. Ezen, kiran, yaran, parçalayan.
HASMET: (AR) Ihtisam, gösterislilik, heybet, büyüklük.
HASMEDDIN / HASMETTIN: (AR) Dinin büyüklügü, ihtisami.
HATEM: (AR) Mühür, üstü mühürlü yüzük. En son.
HATIR: (AR) San ve seref sahibi. Yüce, ulu. Tehlikeli.
HATIB: (AR) Hitab eden, söz söyleyen. Camide hutbe okuyan. Güzel, düzgün konusan kimse.
HATIM: (AR) Sona erdiren, bitiren. Mühürleyen, mühürleyici.
HAYATI: (AR) Dirilik, canlilik. Büyük önem tasiyan. Hayata ait, hayatla ilgili.
HAYDAR: (AR) Arslan, esed, gazanfer, sir. Cesur, yigit adam. Hz. Ali’nin lakabi.
HAYRAN: (AR) Sasmis, sasa kalmis, sasirmis. Çok tutkun. Asiri derecede sevgi duyan.
HAYRAT: (AR) Sevap kazanmak için yapilan hayirli isler, iyilikler. Sevap için kurulan müessese.
HAYREDDIN / HAYRETTIN: (AR) Dinin hayirli eyledigi mübarek kildigi insan.
HAYRI: (AR) Hayirla, iyilikle ilgili, ugur ve kutluluga ait.
HAYRULLAH: (AR) Allah’in hayirli ettigi erkek.
HAYSIYET: (AR) Seref, onur, itibar, deger.
HAYYAM: (AR) Çadirci.
HAZER: (AR) Deniz, bahr, büyük su.
HAZIM: (AR) Hazmeden, hazimli, ihtiyatli, akilli, isinde gözü açik, saglam olan.
HÂZIM: (AR) Zafer kazanan, galip, hazimete ugratan.
HAZIN: (AR) Hüzünlü, üzüntülü, acikli. Üzüntü veren, gamlandiran, kederlendiren.
HAZLAN: (AR) Terketmek.
HEDEF: (AR) Nisan, nisan alinacak yer alani. Meram, maksat, gaye, amaç.
HEKIM: (AR) Insan hastaliklarinin teshis ve tedavisi ile ugrasan kimse, doktor. Hikmet sahibi kisi, filozof.
HEPER: (TR) Cesur, yigit kimse.
HEPYENER: (TR) (bkz. Heper).
HEYBET: (AR) Insanlarda korku ile birlikte saygi uyandiran görünüs. Karizma, dogal etkileyis.
HEZÂR: (FAR) Bülbül. Çok, pek çok. Bin.
HEZARFEN: (FAR) Çok bilen, elinden her is gelen. Bin türlü is beceren.
HIDIR: (AR) (bkz. Hizir).
HIFZI: (AR) Saklama, koruma ile ilgili. Ezberleme, akilda tutma.
HIFZULLAH: (AR) Allah’in korumasi, saklamasi.
HINCAL: (TR) Öc al.
HIZIR: (AR) Yesil. Yesillik. Halk inanislarina göre ölümsüzlüge kavusmus olduguna inanilan ulu kimse.
HIZLAN: (TR) Hiz kazan, hizini artir.
HICAB: (AR) Utanma, sikilma. Perde, ikiseyi birbirinden ayirmaya yarayan perde.
HICABI: (AR) (bkz. Hicab).
HIÇSÖNMEZ: (TR) (bkz. Sönmez).
HIÇYILMAZ: (TR) (bkz. Yilmaz).
HIDAYET: (AR) Hak yoluna dogru yola girme. Müslüman olmak.
HIDAYEDDIN / HIDAYETTIN: (AR) Dinin gösterdigi dogru yol.
HIKMEDDIN / HIKMETTIN: (AR) Dinin hikmeti.
HIKMET: (AR) Hakimlik, feylesofluk. Neden. Felsefe. Ahlaki söz, ögüt verici, kisa öz, ögretici söz.
HIKMETULLAH: (AR) Ancak Allah’in bilecegi is. Allah’in hikmeti.
HILMI: (AR) Yumusak huylu, sakin tabiatli.
HIMAYET: (AR) Koruma, korunma.
HIMMET: (AR) Emek, çalisma, çabalama. Yüksek irade. Ermis kimsenin tesiri.
HIRAM: (FAR) Salinma, salinarak yürüme.
HISAR: (AR) Kusatma, etrafini sarma. Kale etrafi islihkamli bent.
HISAM: (AR) Nisam el-Melik: Emevi halifesi.
HUDAVENDIGAR: (FAR) Sahip, hükümdar, bay.
HUDAVENDI: (Fars.) Hükümdarlik. Efendi, sahip, maliklik. Hakim, hükümdar.
HUDAYI: (FAR) Allah’a mensup, Allah’in yarattigi.
HULAGU: (FAR) Mogol hükümdari olup, Iran’da Mogol hanedaninin kurucusudur.
HULKI: (AR) Hulk, yaratilisla ilgili, dogal tabi. Iyi ahlakli, iyi huylu.
HULUSI: (AR) Halis olan, saf, iç temizligi. Samimi, candan.
HUNALP: (TR) Cesur, kahraman.
HURSID / HURSIT: (FAR) Günes, aftab, mihr, sems.
HUSREV / HÜSREV: (AR) Hükümdar, padisah.
HUZUR: (AR) Bas dinçligi, gönül rahatligi, dirlik, erinç.
HÜCCET: (AR) Senet, belge, delil. Seçkin alimlere verilen unvan.
HÜDAVENDIGAR: (FAR) Amir, hükümdar.
HÜMA: (AR) Devlet kusu. Saadet, mutluluk.
HÜNKAR: (FAR) Ugurlu.
HÜR: (AR) Özgür, bagimsiz.
HÜRAY: (AR-TR) Ay gibi özgür, ay kadar bagimsiz.
HÜRCAN: (AR-TR) Özgür can.
HÜRDOGAN: (AR-TR) Dogustan özgür.
HÜRKAL: (TR) Esir olma. Hep özgür ol.
HÜRKAN: (TR) Özgür soydan gelen.
HÜRMÜZ: (FAR) Zerdüstlerin hayir tanrisi. Eski Iran takviminde günes yilinin ilk günü. Jüpiter, müsteri, erendiz.
HÜROL: (TR) Hep özgür ol.
HÜRSEL: (TR) Özgürlük seli.
HÜRSEV: (TR) Hürriyeti seven kisi.
HÜRYASAR: (TR)Özgür yasayan.
HÜSAM: (AR) Keskin kiliç.
HÜSAMEDDIN / HÜSAMETTIN: (AR) Dinin keskin kilici.
HÜSEYIN: (AR) Küçük sevgili.
HÜSMEN: (TR) Hüseyin’den yapilan isim.
HÜSNI: (AR) Güzellige ait, güzellikle ilgili.
HÜSREV: (FAR) Padisah, hükümdar, sultan.


