20 Kasım 2006, Pazartesi
GAFFAR: (AR) Kullarinin günahlarini affeden, Allah. Çok merhamet eden. Allah’in isimlerinden. (bkz. Abdülgaffar).
GAFUR: (AR) Magfiret eden, yargilayan, affeden, bagislayan, merhamet eden Allah. Allah’in isimlerinden. (bkz. Gaffar).
GAGAUZ: (TR) Gökoguzlar. Hristiyanlarin Ortodoks mezhebine bagli Türk kavmi. Balkanlar ve Rusya’da yasamaktadirlar. Deliorman, Dobruca, Beserabya ve Ukrayna’da oturan Hristiyan Türklere verilen ad.
GALIB/ GALIP: (AR) Galebe çalan, muzaffer, yenen. Güçlü kuvvetli, kudretli, hükmeden. Üstün baskin.
GANI: (AR) Zengin varlikli, bol doygun. Sahip oldugunda fazlasini istemeyen.
GANIM: (AR) Ganimet alan.
GAYRET: (AR) Çalisma, çabalama. Kiskanma, çekememe.
GAZA: (AR) Din ugruna savas.
GAZANFER: (AR) Iri arslan. Cesur, yürekli, yigit adam.
GAZEL: (AR) Latif. Kuruyarak dökülmüs agaç yapragi. Divan, Fars ve Arap edebiyatlarinda en yaygin nazim sekli.
GAZI: (AR) Allah yolunda savasan kisi. Gaza sirasinda yaralanan kimse. Gaza sirasinda yararliklar gösteren kumandanlara verilen unvan. 2. Mahmut zamaninda çikarilan altin sikke.
GAZIR: (AR) Yumusak, mülayim. Tatli, nazik, uysal.
GAZZAL: (AR) Iplikçi.
GAZZALI: (AR) Islam aleminin büyük mütefekkirlerinden. Babasi “Gazzal-iplikçi” oldugu için kendisine Gazali adi verilmistir.
GENÇ: (FAR) Hazine define. (AR)Naz, eda, cilve.
GENCAL: (TR) Genç kal.
GENCAY: (TR) Ayin bir haftalik oluncaya kadar ki sekli, hilal.
GENCE: (FAR) Kuzey Azerbaycan’in Baku’dan sonra en büyük sehri.
GENCER: (TR) Yeni taze, körpe kimse, yigit.
GENÇYAZ: (TR) Ilkbahar.
GIYAS: (AR) Yardim.
GIYASEDDIN/ GIYASETTIN: (AR) Dinin yayilmasi için yardimi dokunan zat.
GILMAN: (AR) Tüyü, biyigi çikmamis delikanlilar gençler. Köleler, esirler. Cennette hizmet gören erkekler.
GILSAH: (FAR) Balçik sah. Balçiktan yapildigi için Hz. Adem’in lakabi.
GIRAY: (TR) Kuvvetli, kudretli. Kirim hanlari tarafindan unvan olarak kullanilmistir.
GIRGIN: (AR) Herkesle çabucak yakinlik kurarak isini yürütebilen.
GIRYAR: (FAR) Aglayici, aglayan, (bkz. Nalan).
GÖKALP: (TR) Göklerin yigidi bahadir.
GÖKÇEK: (TR) Güzel çok güzel. Hos, sevimli, cana yakin alimli. Ince narin zarif.
GÖKDOGAN: (TR) Kuzey yarimkürede yasayan bir dogan türü.
GÖKEKIN: (TR) Yeni basak meydana getirmis ekin.
GÖKKIR: (TR) At renklerinden maviye çalan kir.
GÖKKUSAGI: (TR) Düsmekte olan yagmur damlaciklarinda günes isinlarinin kirilip yansimasiyla gökyüzünde olusan yedi renkli kemer biçimindeki görüntü alki.
GÖKMEN: (TR) Mavi gözlü ve sarisin kimse.
GÖKSEL: (TR) Semavi, gökçül karsiligi olarak kullanilan sözcük.
GÖKSU: (TR) Türklerin çevrelerindeki birçok akarsuya verdikleri isim. Adana’dan gelerek Akdeniz’e dökülen Seyhan nehrinin önemli kollarindan.
GÖKSÜN: (TR) Binboga daglarindan Elbistan’in güney batisinda Seyhan nehrine karisan çay.
GÖKTEPE: (TR) Mavi tepe.
GÖKTÜRK: (TR) Orta Asya’da yasamis eski bir Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse. GÖKYÜZÜ: (TR) Gögün görünen yüzeyi (sema).
GÖRKEM: (TR) Ihtisam, gösteris karsiligi olarak kullanilan bir kelimedir. Gösterisli, heybetli.
GÖRSEL: (TR) Görmekle ilgili.
GÖZLEM: (TR) Izlenim, müsahade, gözlemek.
GURBET: (AR) Dogup yasanilmis olan yerden uzakta yer.
GÜÇLÜ: (TR) Gücü olan kuvvetli zorlu.
GÜFTAR: (FAR) Söz, kelam.
GÜHER: (FAR) Gevher, cevher, (bkz. Gevher).
GÜLABI: (FAR) Gülsuyu.
GÜNER: (TR) Günesin dogma zamani.
GÜNEY: (TR) Dört ana yönden biri.
GÜNGÖR: (TR) Iyi günler yasa.
GÜNHAN: (TR) Oguz’un alti ogulundan Günesi simgeleyenin adi
GÜNSEL: (TR) Hizli akan sel.
GÜRAY: (TR) Yeni dogan ay.
GÜRBÜZ: (TR) Iyi, yetismis, saglam ve kuvvetli. Cesur, kuvvetli. Saglikli, sihhatli.
GÜRÇINAR: (TR) Çok büyümüs, gelismis, serpilmis.
GÜRAL: (TR) Çok al, bol al
GÜRCAN: (TR) Herkesi seven, özveride bulunan
GÜRDAL: (TR) Güçlü, gelismis dal.
GÜREL: (TR) Maiyeti genis, çevresi güçlü kuvvetli.
GÜRGAN: (FAR) Iran’in kuzeydogusunnda bir yer. Aksak Timur’un lakabi.
GÜRHAN: (TR) Hanlar hani.
GÜRKAN: (TR) Bol kan. Genç, taze, gelismis, serpilmis.
GÜROL: (TR) Büyü, serpil, gelis.
GÜRSU: (TR) Temiz, pak, hizli su.
GÜVEN: (TR) Korku ve kusku duygusundan uzak. Inanma ve baglanma duygusu. Yüreklilik, cesaret.
GÜVENÇ: (TR) Güvenme, dayanma, itimat. Övünme, gurur.
GÜZIR: (FAR) Çare, derman.


