İsim Anlamları / Erkek İsimleri

20 Kasım 2006, Pazartesi

Erkek İsim Anlamları - C

CABBAR: (AR) Güç ve kuvvet sahibi kimse
CABGU: (AR) Efendi. Bey. Ileri gelen, saygin kimse.
CABIR: (AR) Cebreden, zorlayan. Galip gelen. Aziz ve kuvvetli olan.
CAFER: (AR) Küçük akarsu. Çay.
CAHID / CAHIT: (AR) Cehdeden, elinden geldigi kadar çalisan.
CAHIZ: (AR) Gözü pek, yürekli, cesur kimse. Patlak gözlü. Daha çok lakap olarak kullanilmistir.
CAIZ: (AR) Geçer. Islenmesi, yapilmasi uygun anlaminda.
CALIB: (AR) Çekici, celbedici, cazib.
CALP: (AR) Güçlü, kuvvetli, gayretli.
CAN: (FAR) Can, ruh. Hayat. Güç, kuvvet, hayatiyet, dirilik. Gönül, yakin dost, çok sevilen arkadas.
CANAL: (TR) Gönül al. Kendini sevdir, sevilen biri ol.
CANALP: (TR) Özünde yigitlik, güçlülük olan kimse. Cana yakin yigit.
CANAY: (TR) Ay gibi temiz, saf, parlak kimse.
CANAYDIN: (TR) Özü temiz, aydinlik ruhlu kimse.
CANBEK: (TR) Özü pek. Güçlü kisilikli kimse.
CANBERK: (TR) Güçlü, saglam kimse.
CANBEY: (TR) Canim gibi sevgili.
CANBULAT: (TR) CAN+POLAT ‘tan Canbulat. Çelik gibi güçlü can.
CANDANER: (TR) Içten, samimi, dost kimse.
CANDAR: (TR) Silah tasiyan, can ve dar isimlerinden mütesekkil birlesik isim.
CANDEGER: (TR) Ugrunda can verilecek kadar güzel, degerli, sevilen.
CANDEMIR: (TR) Özü güçlü, demir gibi saglam kisilikli.
CANDOGAN: (TR) Cana dogan.
CANEL: (TR) Içten uzatilan el, dostluk eli.
CANER: (TR) Delikanli, genç, dinamik. Can ve er kelimelerinden birlesik isim.
CANFEDA: (FAR) Canini veren, özverili kimse.
CANFER: (FAR) Aydin bilgili. Güçlü saygin.
CANGIRAY: (TR) CAN+GIRAY. Giray,Eskiden Kirim hanlarinin ve han ailesinden olan prenslerin kullandigi san
CANGÜN: (TR) Dogdugu gün çok sevinilen kimse.
CANGÜR: (TR) Canli, neseli kimse.
CANIB/ CANIP: (AR) Ön taraf, cihet.
CANKAN: (TR) Soyu temiz, asil kimse.
CANKUT: (TR) Kisinin mutlulugu talihi, sansi, uguru. Mutlu talihli kimse.
CANOL: (TR) Canim ol, can gibi içten ol.
CANSAL: (TR) Can ve sal kelimelerinden birlesik isim.
CANSEN: (TR) Sen cansin, sevilensin.
CANSER: (TR) CAN+ SER.
CANSOY: (TR) Asil, soylu, cana yakin.
CANSUN: (TR) Cansin’dan Cansun. Canini sunan.
CANTEKIN: (TR) Tek can, essiz can.
CANTEZ: (TR) Tez canli, aceleci.
CANTÜRK: (TR) Iyi hasletlere sahip Türk.
CANVER: (TR) Canli, hasere.
CAVID / CAVIT: (FAR) Sonrasiz, sürekli kalacak olan, ebedi.
CAZIM: (AR) Kesin. Kesin kararli.
CEBE: (AR) Zirh. Osmanlida silah ihtiyacini karsilayan aracin adi.
CEBEL: (AR) Dag. Tarima elverissiz arazi.
CEBERUT: (IBR) Ibranice “kudret” anlamina gelmektedir.
CEBIR: (AR) Zorlamak. Düzeltme, onarma. Kirik veya çikik kemigi yerlestirip sarmak.
CEBRAIL: (AR) Peygamberlere vahiy getiren dört büyük melekten biri. Cibril, Ibranice Allahin kulu.
CEHDI: (AR) Ugrasan, çalisan. Çaba ve gayret gösteren.
CEHID / CEHIT: (AR) Çalisma, çabalama, ugrasma.
CELADET: (AR) Gözüpeklik. Yigitlik. Kahramanlik.
CELAL: (AR) Büyüklük, ululuk azamet. Hiddet, öfke.
CELALEDDIN/ CELALETTIN: (AR) Dini savunan. Dinin ululadigi, övdügü.
CELASUN: (TR) Kahraman, cesur, atak, delikanli, yigit. Genç saglikli, gürbüz.
CELAYIR: (TR) Mogol kavminin bir kolu olup birçok kabileyi bünyesinde toplamistir.
CELIL: (AR) Büyük, ulu. (bkz. Celal). Allah için sifat olarak kullanilir. Osmanli devletinde vezir ve müsir rütbelerinde bulunanlar için bu sifat kullanilirdi. Güzel sanatlarda bir yazi stili.
CELILAY: (AR-TR) Ulu, yüce ay.
CELVET: (AR) Yerini yurdunu terk etmek. Tasavvufta, kulun, Allanin sifatlariyla halvetten çikisina ve fena fillahda fani olusuna denilir.
CEM: (AR) Toplama, biraraya getirme, yigma. Hükümdar, sah.
CEMAL: (AR) Yüz güzelligi, zahiri ve batini güzellik. Allah’in rahmetle tecellisi. Allah’in lütuf, ihsan, riza sifatlarinin karsiligi.
CEMALLEDDIN/ CEMALETTIN: (AR) Dinin cemali, parlak yüzü.
CEMALULLAH: (AR) Allah’in lütfü, bagisi.
CEMIL: (AR) Güzel erkek. Iyilikle anma. Eskiden okullarda verilen basan kagidi.
CEMRE: (AR) Ates. Kor halinde ates. Subat ayinda azar azar artan sicaklik.
CEMSID/ CEMSIT: (FAR) Mitolojide Iran’in efsanevi dördüncü sahi.
CENAB/ CENAP: (AR) “Yan”manasina gelir. Seref, onur ve büyüklük terimi olarak kullanilir.
CENAN: (AR) Yürek, gönül kalp
CENGAVER: (FAR) Savasçi, silahsor. Savasi seven, savaskan, dövüsken.
CENGEL: (FAR) Orman.
CENGER: (FAR) (bkz. Cengaver).
CENGIZ: (TR) Cengiz Han. Mogol Imparatorlugu’nun kurucusu, asil adi Timuçin’dir. Mogolcada Çing sifatinin çogulu olarak, güçlü, kuvvetli anlamindadir.
CENK: (FAR) Harp, savas, kavga.
CENKER: (FAR-TR) Iyi savasan, savasçi.
CERIB: (AR) Hububat için kullanilan bir ölçek.
CERIR: (AR) Ip, halat. Yular anlaminda.
CERIT: (AR) Verimsiz çorak yer. Bekar.
CESIM: (AR) Iri, büyük, kocaman, ulu, mühim.
CESIMI: (AR) Iri, büyük.
CESUR: (AR) Er. - Cesaretli, yürekli, yigit, gözüpek, atilgan.
CEVAD / CEVAT: (AR) Cömert, eli açik. Ihsan eden.
CEVAHIR: (AR) Cevherler, elmaslar, kiymetli taslar. Mayalar, özler.
CEVAN: (FAR) Genç, taze, delikanli. (bkz. Civan).
CEVDET: (AR) Iyilik, güzellik. Olgunluk. Büyüklük. Tazelik. Kusursuzluk.
CEVHER: (AR) Öz, maya. Basli basina, kendiliginden olan. Tiynet, cibilliyet, soydan gelen, haslet, tabii istidat. Kiymetli tas. Ebcet hesabinda yalniz noktali harfleri hesaplamaya dayanan tarih düsürme sekli. Kiliç namlusuna yapilan menevisli süs.
CEVVAL: (AR) Kosan, dolasan, hareket eden, canli.
CEVZA: (AR) Günesin Mayis ayinda girdigi ikizler burcu.
CEYHAN: (TR) Güney Anadolu’da Toroslar’dan dogan ve Akdeniz’e dökülen nehir.
CEYHUN: (TR) Orta Asya’da Amu-Derya’ya Arap ve Farslilarin vermis oldugu ad. Tevrat’a göre cennetin 4 nehrinden biri.
CEZLAN: (AR) Mutlu.
CEZMI: (AR) Cezm ile ilgili. Kesin karar ve niyete ait. Kesmek.
CEZRI: (AR) Kökle ilgili, kökten.
CEZZAR: (AR) Deve kasabi. -Daha çok lakab olarak kullanilir.
CIHAD / CIHAT: (AR) Savas. Din ugrunda düsmanla savasma.
CIHAN: (FAR) Dünya, alem, kainat, yeryüzü, yerküresi. Dünyada yasayan insanlarin tümü.
CIHANER: (FAR) Dünyaya bedel kisi, yigit.
CIHANGIR: (FAR) Dünyaya egemen olan, dünyayi zabteden kimse. Fatih. Osmanli sehzadelerinin ortak adidir.
CIHANMERT: (FAR) (bkz. Cihaner).
CIHANNUR: (FAR) Dünyayi aydinlatan, nurlu, isikli.
CIHANSER: (FAR) Cihan’in basi.
CIHANSAH: (FAR) Cihan’in sah’i.
CILASUN: (TR) Babayigit, boylu, boslu, delikanli, gürbüz.
CINAN: (AR) Cennetler, yedi gögün üstündeki Ars ile Kürsi’nin altindaki sekiz cennet.
CINUÇEN: (TR) Üstün, galip, zafer kazanmis.
CIVAN: (Fars.) Genç, delikanli, yakisikli. (bkz. Cevan).
CIVANBAHT: (FAR) Mutlu, sansli (kimse).
CIVANMERT: (FAR) Cömert, eli açik genç, delikanli.
COSAN: (TR) Cosku duyan, heyecanli (kimse).
COSAR: (TR)(bkz. Cosan).
COSKUN: (TR) Cosmus, galeyana gelmis. Duyarli, asin hareketli.
COSKUNER: (TR) Cosan kimse.
COSKUNSU: (TR) Sel, gürültüyle akan su.
CÖMERT: (Tür.) Elinde olani harcayan, eli açik. Baskalarina yardimdan kaçinmayan.
CUDI: (AR) Cömert, eli açik. Iyilik severlikle ilgili. Dicle nehri kiyisinda bir dag. Nuh’un gemisinin tufandan sonra bu dagin üzerinde durdugu söylenir.
CUMA: (AR) Haftanin besinci günü. Müslümanlarin ibadet ve Bayram günü. Cuma günü kilinan ögle namazi. Toplanma.
CUMALI: (TR) Cuma günü dogan.
CUMHUR: (AR) Halk, ahali. Kalabalik, basibos kalabalik. Takim, heyet.
CÜBEYR: (AR) Küçük kahraman, küçük yigit.
CÜNEYD / CÜNEYT: (AR) Küçük asker, askercik.
ÇAGA: (TR) Çocuk.
ÇAGAÇAR: (TR) Çag açacak kimse.
ÇAGAKAN: (TR) Çagi yakalayan, çagdas.
ÇAGAN: (TR) Bayram, senlik.
ÇAGANAK: (TR) Körfez, liman.
ÇAGAR: (TR) Bayram. Kalin ve kuvvetli deve köstegi. Dogan kusu.
ÇAGATAY: (TR) Yavru at, tay. Dogu Türklerine, lehçelerine dayanilarak verilan ad.
ÇAGILI: (TR) Çagla ilgili. Çakil. Çagla.
ÇAGIN: (TR) Yildirim, simsek.
ÇAGKAR: (TR) Canli, dinamik, çaliskan.
ÇAGLAR: (TR) Çaglayan, selale (bkz. Selale).
ÇAGMAN: (TR) Çagin insani.
ÇAGNUR: (TR) Çagin nuru, zamanin nuru.
ÇAGRI: (TR) Çakir gözlü. Mavi hareli göz.
ÇAKA BEY: (TR) Oguzlarin Çavuldur boyundan olan Türk beyi. XI. yy. ilk yarisinda Izmir bölgesinin hakimi oldu.
ÇAKAR: (TR) Parildayan, isik veren.
ÇAKIR: (TR) Mavimsi, mavi renkli, gri benekli gözleri olan kisi.
ÇAKMAN: (TR) Amacina erisen, ulasan kimse. Süt mavisi.
ÇAKMUR: (TR) Yari uykulu bakis. Sert tas. Pinti.
ÇALAPKULU: (TR) Tanri kulu.
ÇALAPÖVER: (TR) Tanri’nin övgüsüne mazhar olmus kisi.
ÇALGAN: (TR) Yatagi taslik olan ve gürültüyle akan su.
ÇALKIN: (TR) Alev.
ÇAPAN: (TR) Tatar, ulak, postaci.
ÇAVAS: (TR) Günes. Günesli yer. Güney.
ÇAVLAN: (TR) Büyük çaglayan.
ÇAVLI: (TR) Ava alistirilmamis dogan.
ÇAYKARA: (TR) Küçük akarsu, yazin kuruyan küçük akarsu.
ÇELEBI: Efendi, nazik ve kibar. Sehir terbiyesi almis okuryazar kimse. Osmanli devletinin ilk devirlerinde sehzadelere verilen unvan.
ÇELEN: (TR) Yakisikli delikanli. Tepelerin kar tutmayan kuytu yeri. Açikgöz, becerikli, kurnaz. Evlerin disinda bulunan saçak.
ÇELIK: (TR) Su verilip sertlestirilen demir. Çok güçlü kuvvetli. Kisa kesilmis dal.
ÇELIKEL: (TR) Çelik gibi güçlü el.
ÇELIKER: (TR) Çelik gibi güçlü kimse.
ÇELIKHAN: (TR) Güçlü hakan, yönetici.
ÇELIKKAN: (TR) Güçlü soydan gelen kimse.
ÇELIKÖZ: (TR) (bkz. Çelik).
ÇELIKSU: (TR) (bkz. Çelik).
ÇELIKYAY: (TR) Güçlü, kuvvetli.
ÇERAG: (FAR) Yag kandili, lamba, mum. Atin saha kalkmasi.
ÇERME: (TR) Çay kiyilarinda sulu ve yesil yer. Kaynak.
ÇESMAN: (FAR) Gözler.
ÇESPAN: (FAR) Layik, uygun, münasip, yakisir.
ÇERI: (TR) Asker, savasçi.
ÇETIN: (TR) Sert, islenmesi, elde edilmesi, çözümü zor, sarp, müskil.
ÇETINALP:(TR) (bkz. Alp).
ÇETINAY: (TR) (bkz. Çetin).
ÇETINEL: (TR) (bkz. Çetin).
ÇETINER: (TR) (bkz. Çetin).
ÇETINÖZ: (TR) (bkz. Çetin).
ÇETINSOY: (TR)(bkz. Çetin).
ÇETINSU: (TR) (bkz. Çetin).
ÇEVAR: (TR) Sabah vakti.
ÇINTIK: (TR) Çabuk davranan, hizli ve hareketli.
ÇEVIKCAN: (bkz. Çevik).
ÇEVRIM: (TR) Sinir. Girdap. Sürekli ve düzenli degisme.
ÇIDAM: (TR) Sabir, tahammül.
ÇINAR: (FAR) Çinar agaci.
ÇIRAG: (FAR) Mesale, isik, kandil (bkz. Çerag).
ÇILE: (FAR) Zevk ve sefadan el çekerek kuytu bir yerde yapilan ibadet. Eziyet, sikinti. Ibrisim, yün vs. demeti.
ÇILTAY: (TR) Üzerinde benekler bulunan tay.
ÇINEL: (TR) Dogru, dürüst, namuslu kimse.
ÇINER: (TR) (bkz. Çinel).
ÇINTAY: (TR) Soylu at.
ÇINUÇIN: (TR) Üstün, galip, zafer kazanmis.
ÇIRAY: (FAR) Yüz çizgileri, yüz güzelligi. Beniz, yüz. Insan resmi.
ÇIRE: (FAR) Maharetli, becerikli. Kahraman, yigit.
ÇOGA: (TR) Çocuk, yavru.
ÇOGAHAN: (TR) (bkz. Çoga).
ÇOGAN: (TR) Kökü ve dallari sabun gibi köpüren bitki, çöven.
ÇOGAS: (TR) Günes.
ÇOGUN: (TR) Çok defa, ekseriya.
ÇOKAY: (TR) Köy zengini, çiftlik sahibi.
ÇOKMAN: (TR) Topuz, gürz.


Toplam Okunma: 1275 | Bugünkü Okunma: 3 | En Son Okunma: 10.03.2010 - 10:56




  • İl Trafik Plakaları
  • En Sık Sorulan Sorular
  • İyi ki ErkeÄŸim
  • Kadınların 10 Yalanı
  • Yengeç Burcu
  • Sinek İlacı Öldürdü
  • Rüya Tabirleri - O
  • Zavallı müşteri temsilcileri
  • İdeal ve çaÄŸdaÅŸ erkek
  • Banka Müşteri Servisine Gelen Telefonlar
  • Yorum yaz