16 Kasım 2006, Perşembe
Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluÅŸan bir heyet bir araÅŸtırma için arazide bulunmaktadır. Birden yaÄŸmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir ÅŸeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taÅŸların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuÅŸ olabileceÄŸine dair bir tartışma baÅŸlar. Kimyacı, “adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış”; fizikçi, “adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını saÄŸlamak istemiÅŸ”; jeolog, “burası tektonik hareketlilik bölgesi olduÄŸundan herhangi bir deprem anında sobanin taÅŸların üzerine yıkılmasını saÄŸlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış”; matematikçi, “sobayı odanın geometrik merkezine kurmuÅŸ, böylece de odanın düzgün bir ÅŸekilde ısınmasını saÄŸlamış”; antropolog, “adam ilkel topluluklarda görülen ateÅŸe tapmanın daha hafif biçimi olan ateÅŸe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuÅŸ”. Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - “Boru yetmedi.”



