16 Kasım 2006, Perşembe
Genç avukat, hırsızlıkla suçlanan müvekkilini hapis cezasından ancak, yaratıcı bir savunma yaparak kurtarabileceÄŸini biliyordu. Bu nedenle savunmasını, sözcüklere “dans ettirerek” yapmaya baÅŸladı.
· “Müvekkilim, arabanın camından içeri yalnızca kolunu sokup çantayı almıştır” dedi ve yargıcın hukuka olan saygısını hedefleyerek sürdürdü konuÅŸmasını: “Siz de takdir edersiniz ki, müvekkilimin kolu, müvekkilimin bizzat kendisi deÄŸildir” dedi ve görüşünü şöyle sürdürdü: “Yalnızca bir kol tarafından iÅŸlenen bir suç için, kiÅŸinin suçsuz öteki kolunu, bacaklarını ve bedeninin suçsuz tüm organlarını da cezalandırmış oluyorsunuz. Bu kararınızla, suçsuz organları da hiç de hak etmedikleri bir cezaya çarptırıyorsunuz. ” Genç avukat bu görüşünü açıkladıktan sonra yargıca sordu: “Bu davranışınızı, kiÅŸi hukukuna olan saygınızla nasıl baÄŸdaÅŸtırabileceÄŸinizi açıklayabilir misiniz?” Yargıç, genç avukatın bu sözleri üzerine gülümsedi :
· “Peki, o zaman ben de kararımı aynı mantık doÄŸrultusunda veriyorum ve müvekkilinizin, suçlu kolunu bir yıl hapse mahkum ediyorum” dedi. Sonra da kararını, gülümseyerek tamamladı : “Müvekkiliniz isterse, hapsedilen koluna eÅŸlik edebilir.”
Yargıcın bu kararından sonra gülme sırası, yargılanmakta olan hırsıza gelmişti. Genç avukatının yardımıyla takma kolunu çıkarttı, yargıca teslim etti ve öteki kolunu avukatının koluna sokarak mahkeme salonundan ayrıldı.


