16 Kasım 2006, Perşembe
Sabah anne, oÄŸlunun odasına girdi ve onu uyandırdı. “Haydi oÄŸlum, uyan artık. Okula geç kalacaksın…” OÄŸlu, yarı açık gözlerle annesine baktı ve uykulu bir sesle “fakat anne, bugün okula gitmek istemiyorum” dedi. Anne, oÄŸlunun isteÄŸine karşı çıktı: “Okula neden gitmek istemiyormuÅŸsun bakayım?” dedi. “İki ciddi neden söyle bana…” OÄŸlu bir yandan esnerken, bir yandan da annesini yanıtladı: “Okuldaki tüm öğretmenler benden nefret ediyorlar, biiir… Tüm öğrenciler de nefret ediyorlar, ikiii… Bu iki ciddi nedenim yeter mi, anne?” Annesi oÄŸlunun nedenlerini geçerli bulmadı; “bunlar okula gitmemen için neden olamaz” dedi. “Åžimdi hemen kal ve çabuk hazırlan…” Bu kez oÄŸlu iki ciddi neden göstermesini istedi annesinden: “Sen de bana, okula kesinlikle gitmemi gerektirecek iki ciddi neden gösterebilir misin, anne?” dedi. Sabrı tükenme noktasına gelen anne, oÄŸlunun üstündeki yorganı hızla çekti ve oÄŸlunun istediÄŸi iki ciddi nedeni ondan sonra açıkladı: “Birinci ciddi neden, 52 yaşında koskoca bir adamsın…” dedi şöyle devam etti: “İkinci ciddi neden ise, sen okulun müdürüsün, oÄŸlum…”


