20 Kasım 2006, Pazartesi
İlk yudumu gözlerinden içtim,ikincisini dudaklarından ellerinden içtiğim son yudumun tadı yıllarca gitmedi dudaklarımdan. Ve ben hiçbir zaman korkmadım şarabın gazabından..
Aşkın rengi, tadı , simgesi gibi detaylar aşka gönül veren romantiklerin üzerinde sık ısk düşündükleri konulardır. Genel kanı aşkın renginin kırmızı, simgesini kalp üzerindedir. Her yeni başlayan gönül yangınında yeniden sorulur aşk. Yangınların müsebbibi odur çünkü. Ancak tadı hep tartışılır aşkın. Kimilerine göre tatlıdır aşk, belki de beyninde aynı hormonları harekete geçirdiği için çikolota tadındadır aşk onlar için. Kimilerine göre ise, acıdır aşk ve acıtır derinden. Kapanmaz yaralar açar. Ama aşka en çok yakışan tat şarap tadıdır.
AÅŸk ÅŸarap tadındadır aslında. İçiminde hisedilen buruk ateÅŸ tadı, kanımızı kaynatan formülü aÅŸka öykünür,aÅŸkı çaÄŸrıştırır. dudaklara deÄŸen ilk yudumun tadı hiç ama hiçbir ÅŸeye benzemez.Yakar ama tatlıdır,acıtır ama vazgeçemezsin. belki vazgeçilmezliktir tiryakilik yaratan,ayyaÅŸ eden,sarhoÅŸ eden.Damarlarınızda ılık ılık, sinsi sinsi dolaşır, içimizi ısıtır, kanımızı kaynatır ve sevgilinin gözlerinde tatlı bir buÄŸuya dönüşür, tıpkı aÅŸk gibi…..
Sevgilinin dudaklarından içilen bir yudum ÅŸarap, ÅŸiÅŸelerce ÅŸaraptan daha fazla alt eder insanı ve gizli bir iksir etkisi yapar. Daha fazla aşıksındır artık, kaçışı olmaz bir büyüdür bu, içinde an be an dolaÅŸtığını aÅŸka yönelen cümleler kurulur. “Haydi vur kendini ÅŸaraba, kedere ve aÅŸka vur. Daha içelim, daha içelim…”
Yeter ki bir yudum aÅŸk isteyin siz. Size yudumlarca, kadehlerce aÅŸk sunar ÅŸarap. Evet aÅŸk tadındadır aslında ve ilk insanın baÅŸtan çıkarılışına tanık olmuÅŸtur, hatta gizli gizli suç ortaklığı etmiÅŸtir belki de. AÅŸk hep uzun geceler, mum ışığı ve ÅŸarapla anılır hatıralarda. Åžarkılara, ÅŸiirlere ÅŸarapsız aÅŸkları kabul etmez gizli aşıklar kulübü üyeleri.Åžarapsız aÅŸkları aÅŸktan bile saymaz bazıları. GeçmiÅŸ aÅŸklara adanmış kaç ÅŸiÅŸe ÅŸarap bekletilir, kimbilir gönül mahzenlerinde. Kimbilir ne aÅŸklar yaÅŸanmış, ne aÅŸklar tüketilmiÅŸtir o kırık ÅŸiÅŸelerde…
Aşka adanmıştır şarap aslında ve tanrısal bir adanmadır bu. Tanrı vergisidir çünkü şarap da aşk da. Cennetle bile kevser şarabında saklanır aşk. Bir vaattir aşk, şarap tadında. Zevki günaha,günahı sevaba dönüştüren garip bir fermantasyonu vardır. Yapısı gereği tadında aşkı saklayan şarap en uygun zemini de hazırlar. Bir çöpçatandır aşk. Kalpleri, ısıtırken kapılar ardına dek açılır aşka ve aşk salına salına arz-ı endam eder. Şarabın cinsi,rengi, tadı değişse de hep aşka kalkar kadehler. Aşk şarabın yoldaşıdır.Şarap da aşkın. Aşkı her an yeniden tadabilmek, keyifle özümseyebilmek için. Geçmiş ve gelecek tüm aşkları yaşayabilmek için.Sonsuz sevdalara affedilmiş şarap tadında aşklar dileğiyle.
“AÅŸkın ÅŸerefine”…


